■ Yeme Bozuklukları

     
 

Yeme Bozuklukları

.  İnsanlar yeme bozuklukarı bakımından 5 gruba ayrılır. Şimdi bu grupları ve özelliklerini birlikte inceleyelim...



Aşırı Yiyenler Gurubu

Bu grup kendi arasında da 2 kola ayrılır.

Damak Zevkine Düşkün Aşırı Yiyen Kişiler
.  Bunlar özellikle sevdikleri, besinleri abartılı yerler.Bazıları; bir besin için, uzak mesafeler kat edecek dahi olsa sabreder, 1-2 saat yol gider veya o besine ulaşmak için bekler, çaba gösterir bişey yemez, o besine kavuşunca abartılı bir şekilde yer.
.  Boğazına düşkün tabiri kullanılan kişi grubudur. Fakat pis boğaz değillerdir. Her bulduklarını yemezler. Sevdiği ve hoşlandığı besinleri çok miktarda yerler.

Damak Zevki Olmayan Aşırı Yiyen Kişiler
.  Bunlar için belli bir besin şartı yoktur. Buldukları herşeyi yiyebilirler. Toplumumuzda pis boğaz diye nitelenen kişiler bu grup insanlardır.
.  Atıştırmayı çok ve sık yaparlar, yemek bunlar için adeta el alışkanlığı olmuştur. Yemek yemek onlar için tesbih çeker gibi bir şeydir.

İki Grubun Özellikleri
•Bu grupta yer alan kişilerin çoğu çocuklukta veya sonrasında veya halen baskı, engelleme veya zorlama görmüşlerdir.
•Hayatlarının yönüne daha çok kendileri değil, başkaları karar vermiştir veya onlar öyle hissederler.(örneğin eşi)
•Yaşamlarında tek kontrol edebildikleri şey sanki yemek yemektir onlar için.
•Çoğunun çocukluktan gelen şişmanlık sorunları vardır, çoğunun anne veya babası kiloludur.
•Çevresindeki insanlar yemek yiyen ve yemek yedirmeyi seven bir kesimdir.
•Çoğunun çocukluk dönemlerinde anne veya babaları fikirlerine, düşüncelerine, duygularına saygı göstermemiş “Sen bilmezsin, sen yapamazsın, sen kırarsın, üşürsün, düşersin, yorulursun” gibi ifadeleri sık kullanılan aileden gelen kişiler olabilirler. Çünkü bu aile tarafından hiçbirşey yaptırılmayan çocuk en iyi yemek yemeyi başarmaktadır.
•Özgüvenleri genellikle azdır. Toplum içinde sıkılgandırlar. Özgüvenlerinin azlığı kilo sorunlarından dolayıdır.
•Genellikle çok hızlı yemek yerler. Sanki yiyecekleri bir anda mideye indirmek ister gibidirler.
•Başkalarının sorunlarını çözme ile ilgili, dert dinleyen fakat kendi sorunlarıyla (özellikle sağlık) pek ilgilenmeyen kişilerdir.
•Sevecen, umursamaz kişiler gibi görünürler. Fakat iç dünyalarında daha başkadırlar.
•Toplum içinde güçlü, metanetli gibi görünselerde zayıf, ince düşünen, ince fikirli, çabuk kırılan kişilerdir.
•Özverileri çok fazladır. Sürekli verirler ama nadiren alırlar. Patlama noktaları ise yemek yeme saatleridir.

ÇÖZÜM: Öncelikle açlık-tokluk duygularını tespit etmeyi öğrenmelidirler. Ne yiyorum, ne yemeyi seviyorum, niçin yiyorum” sorunlarını sürekli kendilerine sormalı ve bilinçli yemek yemeyi öğrenmelidirler.
•Yavaş yemeyi, çok çiğnemeyi öğrenmeli, en az 15 dk. yavaş yemelidir (12-18 dk’ da beyin tokluğu gerçekleşir).
•Özellikle düşkün oldukları besinler tespit edilmelidir. Bu besinler ya yasaklanır, ya az verilir, ya da o besin diyet haline getirilir.
•Özgüvenleri; verdikleri ilk kilo ile tesis edilebilir. Kilo verme arttıkça özgüvenleride artar. Muayenelerde kendine güvenmesinin gerekliliği anlatılır.
•Verdikleri kilo miktarı değil, diyete devam ettirdikleri veya böyle yaşamayı sürdürmeleri önemlidir.
•Kesinlikle diyeti bırakmamaları için çaba harcanır. Diyeti yarıda bırakmalarından endişe edilir.
•Özverilerini azaltmaları ve biraz bencil olmaları tavsiye edilir. Özverileri azaldıkça ve bencillikleri arttıkça, hızlı kilo verdikleri görülür.
•Çok fedakar olmamalı. Çevresindeki insanları yeterince düşündüğü, artık kendisini düşünmesinin zamanının geldiği benimsetilir.



Duygularını Tatmin İçin Yiyen Grup

• Sürekli iradelerinin zayıflığından yakınırlar. Kendilerini suçlar dururlar. Sürekli suçluluk hisleri vardır.
• Sohbetleri hep yemek üzerindedir. Sabahtan, akşamın yemeğini düşünürler.
• Mide açlığından çok, ağız ve beyin açlığı vardır.
• Karşılaştığı kırgınlıkları, ulaşamadığı hedefleri, olmasını isteyipte gerçekleştiremediği hayallerini, yemek yiyerek unutmaya veya kendini teselli etmeye çalışırlar.
• Genellikle hızlı yemek yerler. Atıştırmayı çok severler. Genellikle beyinleri düşünürken ağızları yemektedir.

ÇÖZÜM: Tedavide açlık duygusunun farkına varması acıkmadan yememeyi öğrenmesi, yalnız öğün saatlerinde  yemeyi öğrenmesi, sakin yemek yemeyi alışkanlık haline getirmesi amaçlanır.
• Yemek esnasında biraz durması, çatalı-kaşığı bırakıp, arkasına yaslanması, biraz sohbet etmesi istenir.
• Duygularını kontrol etmenin, yemek yemekle olmayacağı, hayatta herşeyin istediği gibi olamayacağı, ulaşamadıkları içinse beyninde mantıklı bir açıklama bulmasının gerektiği, hayatta ne olursa olsun, dimdik ayakta durmanın ve güçlü olmanın önemli olduğu vurgulanır.
• Duygusal açlığın günün hangi saatinde olduğu ve bu açlığı tetikleyen faktörler tesbit edilir.
• Ek besin, vitamin, ilaç, ve bitkilerden yardım alınabilir.



Kendini Tatmin İçin Yiyen Grup

• Kendilerini pek sevmezler, sürekli memnuniyetsizlik halleri vardır. (Kendilerinden, hayatta ve insanlardan)
• Ayna ile küslerdir. Fotoğraf çektirmekten nefret ederler.
• Özgüvenleri yok denecek kadar azdır. Zayıflayacaklarına pek inanmazlar ve zayıflamak için fazla çaba göstermezler, emek harcamazlar. (nasıl olsa zayıflayamam veya verdiğim kiloyu korumam diye düşünürler)
• Genellikle mevcut kilolarından tatminsizdirler.
• Görünüşlerinden tatminsizdirler, sahip olduklarına değil, sahip olamadıklarına özenir ve isterler.
• Sürekli moralleri bozuktur (az kilo vermek, kilo vermenin duraklaması, kaçamak yapmak gibi)
• Her an diyeti bırakabilirler. Motivasyonları çok çabuk sekteye uğrar.

ÇÖZÜM:
Tedavide kişiye kendini sevdirmek şarttır. Bunu başarmadan kişinin zayıflamak için verdiği emek boşa gider. Örneğin; ince görünmek için spor yapar, yaptığı spor karşılığında kısa zamanda büyük değişiklikler, incelmeler bekler. İstediği değişiklik, incelme gerçekleşmeyince de sporu faydası olmuyor diye bırakır.
• Kendini seven, davranışlarından emin birisi olsa idi sporu sağlıklı bir yaşamın gereği olarak görür ve spora devam ederdi. Spora devam ettiği içinde istediği görünüşe eninde sonunda sahip olurdu.
• Kişiye “Sen değerlisin” fikri aşılanmalıdır.
• Kendine göre doğrularının olması gerektiği, kendi doğrularını ve hayallerini gerçekleştirmek için çalışmasının mücadele etmesinin yılmamasının şart olduğu vurgulanır.
• Hedeflerini (kilo vermek gibi) netleştirmesi gerektiği, hedef belirlendikten sonra ise yapılması gerekenin yalnızca gayret göstermek olduğu vurgulanır.
• Zayıflayacağından emin olmalıdır. Kafasındaki kilo verememe endişesi tamamen silinmelidir.
• Zayıflarmıyım, zayıflayamazmıyım şüpheleriyle ideal kilonun gerçekleşmeyeceği, önce zayıflayacağına kesin inanması gerektiği anlatılır.

Stresten Yiyenler Grubu

• Günlük hayatta çözemediği, üstesinden gelemediği psikolojik olarak zayıf kaldığı durumlarda yemeğe yönelirler. Amaçları yemek yiyerek rahatlamak ve huzur bulmaktır.
• Durumları, tıpkı annelerinin gözüne bakarak emzirmesi veya ona şefkatle yemek vermesine benzer.
• Genellikle beyinde seratonin hormon düzeyi düşük kişilerdir. Bu hormonun düzeyini arttırmak için karbonhidratlı (tatlı, pasta, kek, kurabiye) yiyecekleri tüketmeyi severler.
• Ara ara tıkınma atakları gelebilir. Bu ataklarda kendilerini kaybederler, artık kontrol onlarda değildir. Ne yediğini, ne kadar yediğini bilmezler. Rahatsız olana kadar yerler. Çünkü aç olan beyindir, mide değildir.
• Bu grup için en iyi ilaç, yürüyüştür. Yürümek beyindeki seratonin düzeyini düzelterek rahatlama ve tokluk sağlar.
• Stresten dolayı bir türlü diyet yapamaz veya diyete yoğunlaşamazlar.

ÇÖZÜM: Tedavide öncelikle tüm sorunlarının bir listesini yapması istenir. Listelenen sorunların çözümü kişide ise, gereğini yapması çözüm kişide değil ise, sorun karşısında duyarsız kalması istenir. Yani kafaya takılmaması sağlanır.
• Nefes egzersizleri bu kişilerde çok önemlidir (diyafram nefesi) ve diğer rahatlatıcı ve motivasyon arttırıcı yollar, bitkiler, ilaçlar kullanılır.
• Özgüvenleri stres karşısında azdır. Özgüven azlığı kilo vereceğine olan inancını ve mücadele aşkını da azaltacaktır. Fakat kilo verimi arttıkça özgüvenleride artar.
• Mümkün olduğunca stresten uzak tutulmaya çalışılır. Hayatta hiçbirşeyin kendinden ve sağlığından önemli olmadığı vurgulanıp pekiştirilir.



Sürekli Kilo Alıp Verenler Grubu

• Popüler diyetler yaparlar, hızlı kilo verdirici yöntemlerin takipçileridir. Yaşam biçimini değiştirmeyi kabul etmezler.
• Kendileri için değil, genellikle başkalarını memnun etmek için zayıflamak isterler. Aslında kilolarından çok şikayetçi değillerdir.
• Kendileri ile barışık değillerdir ve kendilerini sevmezler. Sürekli “bu benim kilo vermek için son şansım” derler.
• Verilen diyete ilk başta dört elle sarılırlar, belli bir dönem aç kaldıkları için ciddi kilo kaybederler. Fakat sürdürülmesi imkansız bu hızla tempoyu; kilo verme hızı yavaşlayınca veya kilo vermesi durunca moralleri bozulduğu için bırakırlar. Sonra verilen kiloyu sosyal çevreleri de müsaitse (çevresinde yemek yedirmeyi seven insanlar var ise) çabucak alırlar. Fakat temel sorun kendileri ve sağlıkları için zayıflamamalarıdır.

ÇÖZÜM: Tedavide kilosundan ne kadar memnun olduğu, kendisi için zayıflaması gerektiği vurgulanır. Diyeti yaşam biçimi haline getirmeleri için çaba gösterilir.
• Kişiye kilo aldıran faktörlerin farkına varması sağlanır. Yaşamını düzeltmesi için yollar gösterilir. Kişinin beynine “artık böyle yaşamalısın” komutu verilir.
• Kendi ile barışık olması, vücudunu sevmesi, pozitif düşünceyi hayatına uygulaması istenir.