Makaleler

         
  Korkularını Yenmek      
         
  Vücut yağ kütlesinin normal aralıklardan fazla olması durumu olarak tanımladığımız obezite,her geçen gün artmaya devam ediyor.En aktif ve hareketli çağlarını yaşamakta olan çocuk ve genç insan nüfusların da bile kilo sorunun sıklıkla görülmesi,ileride oluşacak obez popülasyonu hakkında bilgiler vermektedir.
Kilo alma nedenlerine bakıldığı zaman hayatta kalmak için alınan kalorinin kat kat fazlasının tüketildiğini görüyoruz.Besine ulaşma yollarının kolay olması,besin bolluğu yeme nedenleri arasında sayılabilir,fakat bilim insanları olarak insanların neden gereksiz yediği sorusuna yanıt bulmak zorundayız.
Tok olduğu halde yemenin bir çok nedeni var elbet;fakat en önemli nedenin “korku” olduğunu düşünüyorum.
Sağlıklı her insan korkuyu az yada çok hisseder.Çünkü korku hayatta kalmak için “kaç yada savaş” mekanizmasının vazgeçilmez unsuru.Bazı toplumlarda zayıflık belirtisi olsa da yaşamın bir parçası korku.Her konuda olduğu gibi korkunun şiddetti ve özellikle sıklığı çoğu insanda yeme dürtüsü doğurabiliyor.
Korkma davranışımızı da her şeyimizi borçlu olduğumuz ve bizim için hep iyi şeyler isteyen anne ve babamız öğretir ve şekillendirir.Ölümün,hastalanmanın,karanlığın,ayrılmanın ,,, kötü olduğunu,İnsanların başına gelmemesi gerektiğini,bu duyguların yaşanmaması gerektiğini onlar aşılarlar bize.Güya kötü bir şey başımıza gelmesin diye bizi korumak için korkmayı öğretirler.
Ölmek korkuların en büyüğü ve başta geleni.Sonra başarısızlık,çirkin görünmek,kilo almak,kilo verememek,yalnızlık,aldatılmak…her biri hayatta başımıza gelebilecek kötü ihtimallerin isimleridir.Fakat bazı insanlar bu korkuları baş tacı ediyor ve hayatın en güzel anlarını mahvetme aracı olarak kullanıyor.Örneğin çocuklarını severken bile ya onları kaybedersem duygusu ile meşgul oluyor.hep bu kötü ihtimali düşünüp mutsuz oluyor.Sonuç üzüntü tedirginlik ve keder.
İnsanların çoğu korkularıyla yüzleşmemek için kendi ile baş başa kalmak istemez. Örneğin çok konuşur yüksek sesle müzik dinler,sürekli telefonunu kurcalar yada atıştırır.Bazı vakalarda korku ve tedirginlikleri ile baş başa kalmamak için kişi uyumak bile istemez. Özellikle bu kişi yalnızlık çekiyorsa ve çok sosyal değilse durum daha vahim bir hal almakta ve atıştırma şiddeti artmaktadır.
Bir şeyler atıştırmak ile rahatlamaya çalışan ve bunu kısmen de olsa başaran birey.Bu rahatlığa zamanla alışır ve bırakmak istemez.Sürekli bir şeyler atıştıran,yemekten önce yemekten sonra, film izlerken bilgisayar ile meşgulken sürekli bir şeyler yiyen bir insan haline dönüşür.Belli süre sonra öğün saatleri başta kahvaltı saati olmak üzere giderek yok olur.Zaten kilo artışı nedeni ile de korkuları giderek artıyordur.
Güvenli mutlu huzurlu ve varlıklı bir hayat sürmeyi herkes ister.Fakat hayatın diğer adının da güvensizlik olduğunu unutmamalıyız.Güvensizliğe evet diyebilmeliyiz ve esnek olmalıyız.Tamamen güvenli bir hayat ne kadar sıkıcı ve bunaltıcı olurdu.Tamamen güvende olan ölülerdir.Çünkü kaybedecek hiç bir şeyleri yoktur.
Düzenli ve dengeli beslenmenize rağmen hala kapanmayan bir iştaha sahipseniz,bir şeyler atıştırmadan kendinizi rahat ve mutlu hissetmiyorsanız hayatın güvensizliğine ve bazen kaybetmeye evet demelisiniz.
Her konuda olduğu gibi tokken bir şeyler yeme ve sürekli atıştırma olgusunu da kişisel gelişimi tesis ederek yenebiliriz.Çünkü korkular kendini geliştirebilmiş bireylerde uzun süreli barınamaz.Kişisel gelişim sayesinde olgunlaşan birey korkmak yerine kötü şeylerin olmaması için elinden gelen gayreti gösteren biri haline dönüşüyor.
Unutmayın korularınızı yok edemezsiniz ama eğitebilirsiniz.Korkularınızı eğittiğiniz ölçüde sağlıklı bir iştah kontrolü sağlayabileceğinizi düşünüyorum.
Sağlıklı günler dilerim…
Dyt.Ahmet GÜRAPAYDIN
     
         
         
  Kanser ve Beslenme      
         
  Kansere karşı antioksidan kapasitenizi arttırın:

Kanser neden?
Toplumumuzda kanser vakalarının artış göstermesi, bu amansız hastalığa karşı beslenme tedbirlerini gündeme getirmiştir. Yapılan araştırmalar tüm kanser vakalarının %60 oranında yanlış beslenme davranışları nedenli olduğunu gösteriyor. Çeşitli kanser türlerinin her birinin nedenleri ve oluşumu hala açıklığa kavuşturulamamasına rağmen, tüm kanser vakalarının müşterek özelliği; hücre bölünmesi ve hücre yenilenmesi olayının aksamaya uğramasıdır. Normal hücre fonksiyonlarının yerine getirilememesinin altında yatan ana neden ise; kalıtsal ya da DNA nın sonradan gördüğü hasara bağlıdır. Sonuç olarak kanser, yaşlanma sürecinin bir parçası olarak algılanılabilir. Yaşlanmayı engelleyici tedbirler aynı zamanda kanserden koruyucucu önlemlerdir, insanın yaşlandıran etmenler de kanser yapıcı etmenler.
DNA hasarlarının kalıtsal olan kısımlarına bir şey yapılamaz şüphesiz fakat, yaşam biçimi ve hatalı beslenmeye bağlı DNA hasarlarından bizler sorumluyuz. Yapılan son araştırmalar oluşan DNA hasarlarının bizden sonraki nesillere de aktarıldığını ortaya koymaktadır. Yani uzun süren sigara tüketimi veya uzun süre yanmış besin tüketimi DNA mızı hasara uğratmakla kalmamakta, aynı zamanda çocuklarımızın da kansere yakalanma oranını ciddi oranda arttırmaktadır.

Kanser oluşumunu arttıran etmenler nelerdir?
Yukarıda da bahsettiğim gibi kanser oluşumu ile yaşlanmayı arttırıcı etmenler birlikte seyretmektedir. Kanser oluşumu bir anda gerçekleşmemekte, neden olan etmene uzun süre maruz kalmamız durumunda önce yaşlanma süreci hızlanmakta ardından da bağışıklık sistemimizin gücüne göre kanser oluşumu baş göstermektedir. Kanser oluşturan nedenleri genel olarak şu şekilde özetleye bilirim:

- Aşırı egzersiz yani vücudun gereğinden fazla yorulması.
- Güneş ışığında uzun süre kalmak ve uzun süre solaryum uygulamaları.
- Yemek pişirmede kızartma tekniğinin sık tercih edilmesi ve özellikle yanmış,ateşte kalmış,kararmış besinleri sık tüketmek.
- Alkolizm,sigara ve uzun süre radyasyona maruz kalmak.
- Depresyon durumunun uzaması dolayısı ile bağışıklık sistemimizin aktif olamaması durumu.
- Tarım ilaçları, bitki yetiştiriciliğinde tarım ilaçlarının gereğinden fazla kullanılması,sebze ve meyvelerin iyi yıkanmadan tüketilmesi.
- Egzoz gazları,hava kirliliği ve dumana maruz kalmak.
- Obezite (Kansere karşı sigarayı bırakmaktan sonra yapılabilecek ikinci güzel şey).
- Aşırı yemek yeme sonucu oluşan oksidasyon sonucu hücrelerin yıpranması.
- Şekerli ve yağlı gıdaların (özellikle gıda sanayinin geliştirdiği şekerli gıdalar) aşırı tüketilmesi.
- Zeytinyağı dışında yağ kullanımı ve yemek pişirmede yağın yakılması.

Tam olarak ne oluyor?
Yukarıda saydığımız tüm bu etmenler hücre,doku ve organizmamızda yaşlanmaya yıpranmaya ve uzun vade de ise DNA hasarlarına yol açarak kanser oluşumunu başlatmaktadır.Biz bu duruma oksidasyon yani oksitlenme adını veriyoruz.Bu oksitlenmeye karşı vücudumuzda çeşitli savunma sistemleri ve toksin atıcı enzimler yer almaktadır,Fakat yaşam biçimimiz ve beslenme durumumuz vücudumuzun toksinlere karşı savaş vermesi güçleştirebilir.Yani vücudumuz toksinlerle mutlaka savaşır fakat vücudumuzda oluşan toksinler fazla içeriden ise beslenme durumumuz yeterli ve dengeli değilse hızla yaşlanırız ve hızla kanser olma olasılığımız artar.
Aşağıda sayacağım bazı şikayetler kansere olmadan önce yaşlanma sürecinin hızlandığını gösterebilir:

– Yorgunluk
– Hafız kayıpları
– Kalp hastalıkları
– Romatizmal hastalıklar
– Cildin bozulması
– Ağrı şikayetlerinde artış
– Sürekli depresyon ve benzeri şikayetler.

Kanserin adım sesleri; Serbest radikaller:
Yaşlandırıcı ve çok uzun vadede kanser oluşumunu tetikleyici sebeplere serbest radikaller denir. Serbest radikallerle mücadele eden besinlere ise antioksidanlar adı verilir. En güçlü serbest radikaller:

- Vücutta metabolik işlemeler sonucu oluşan HİDROJEN PEROKSİT.
- Yağlı besinlerin yüksek ısıda pişirilmesi ve kızartılması sonucu oluşan LİPİT PEROKSİT’tir.

Bu bileşikler uzun vadede DNA yı hasara uğratarak hücre ölümlerine yol açmaktadır. Bunu en iyi cilt yaşlanmalarında görebiliriz.25 yaşından sonra vücudun serbest radikallerle mücadele kapasitesi azalır. Ne kadar sık ve çok antioksidan besinlerden zengin beslenirsek vücudumuz aynı oranda serbest radikallerle savaşır. Yapılan egzersiz uygulamaları ve spor da serbest radikalleri yok etmektedir.

Kanser önleyici antioksidan besinler ama…?
Doğa eczanesi tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi kanser oluşumunun önlenmesinde de tüm cömertliğini bizlere gösteriyor.Yapılan araştırmalar sebze ve meyvelerdeki renk koyuluğu derecelerine göre antioksidan kapasitelerinin de arttığını saptamaktadır.Yani tüketeceğimiz sebze veya meyvelerden rengi daha koyu olanların daha fazla antioksidan kapasitesi vardır.
Başta sebze ve meyveler olmak üzere tüm besinlerin yetiştirilme,depolama,temizleme ve pişirilme aşamaları besinlerin anti oksidan kapasitesini değiştirebiliyor.Örneğin sebzelerde pişirme süresi uzadıkça yada daha küçük doğrandıkça yada uygun ısılarda muhafaza edilemedikçe antioksidan kapasiteleri azalmaktadır. Balık kızartma tekniği ile pişirildiği taktirde yağın yakılmasından dolayı kanser yapıcı bir unsura dönüşebilir. Bu nedenle sağlıklı besinleri sadece tüketmek yeterli olmamakta, onları uygun şartlarda tüketmek gerekmektedir. Halkımızın özellikle yemek pişiren insanların bu konuda eğitilmeleri kanserden korunmada dengeli beslenmek kadar elzemdir.
Antioksidan besinlerin tüketim miktarları da oldukça önemli. Örneğin ceviz antioksidan kapasitesi yüksek bir besin olmasına rağmen aşırı miktarda tüketilmesi durumunda kilo aldırarak başka bir kanser riskini doğurabilir.Aynı şekilde C vitamini yüksek dozda alındığı zaman da böbrek taşı oluşumunu tetikleyebilir.

Antioksidan besinler nelerdir?
Antioksidan besinler ve bu besinlerin kanser önleyici etken maddeleri aşağıda yer almaktadır.Ayrıca antioksidan etkisini gösterebilmesi için tüketilmesi gereken miktarlara özellikle dikkat edilmelidir.
- Kuru-Taze erik-Yaban mersini: Günlük 1 avuç tüketin.
- Domates (likopen): Günlük en az 4-5 adet tüketin.
- Yeşil çay (Flavonoidler-polifenoller): 5dk demleyerek günlük en az 4 fincan tüketin.
- Balık(omega-3): Önerimiz somon balığı.Haftada 1 gün 250-300gr tüketin.
- Balık yağı(omega-3):Günlük 500-1000mg kaliteli balık yağı tabletleri faydalıdır.
- Fındık ve ceviz(omega-3 ve omega-9): Günlük 15-20 adet fındık yada 3-5 tüm ceviz tüketin.
- Keten tohumu (omega-3 – lignan): Günlük 1silme yemek kaşığı kadar az öğütülmüş halde tüketin.
- Sarımsak – soğan(kükürtlü ve sülfür bileşikler):Günlük bol bol tüketin
- Kuru-taze üzüm ve çekirdeği: Mevsiminde meyvesini , günlük 1 silme yemek kaşığı olarak da çekirdeğini tüketin.
- Brokoli ve Karnabahar: Çiğ ya da az pişmiş olarak bol bol salatalarını yada yemeğini tüketin.
- Yeşil yapraklı sebzeler: Marul,maydanoz başta olmak üzere tüm yeşil yapraklı sebzeleri çiğ yada yemek olarak günlük an az 2 porsiyon tüketin.
- Lahana: Çiğ ya da yemeğini sık sık tüketin.
- Havuç: Suyunu yada kendisini günlük 3 adet tüketin.
- Yeşil biber: Günlük beslenmenizde mutlaka yer verin.
- Pırasa: Çiğ yada yemeğini haftada 1 kez tüketin
- Çilek:Mevsiminde bol bol tüketin.
- Vişne: Kompostosunu yada kendisini şekersiz olarak bol bol tüketin.
- Koyu renkli sebzeler:Patlıcan, mor lahana,kırmızı ve kara turp…
- Çinko: Kırmızı ve beyaz etler,yoğurt,yumurta ve badem.
- Selenyum: Balık,ceviz,ayçekirdeği,hindi eti
- E C A Vitamin takviyeleri:Uzman doktorunuza danışarak günlük preparat şeklinde tüketebilirsiniz
     
         
   Bir Saatlik Egzersiz İle Kilo Vermek Mümkünmü ?      
         
   
    Egzersiz sırasında hızlı kilo kaybı oluşabilmektedir. Sıcak ve nemli havalarda egzersiz yapılırken su kaybı olmaktadır. Bu kilo kaybı geçici ve yiyecek /sıvı tüketimi ile egzersiz sonrası tekrar kazanılmaktadır.
Sıcak havalarda naylon ve terleten giysiyle egzersiz yapmak hızlı kilo kaybına neden olur. Ter kilo verme olarak kullanılmamalıdır.

Etkin kilo kontrol programları nasıl olmalıdır?
Amaç vücut ağırlığını sabit tutmak veya azaltmak olmalıdır

Kilo Kaybı ve Sürdürülmesiyle İlgili İlkeler;

• Günlük yediklerinizin kaydını tutun.
• Ana ve ara öğünlerinizi dikkatli planlayın.
• Arkadaş ve dostlarınızdan diyetiniz ve spor aktiviteleriniz için destek isteyin.
• Verdiğiniz kilo yerine değiştirdiğiniz yanlış beslenme alışkanlıklarına odaklanın.
• Kendi kendinize ödül sistemi geliştirin.
• Yenilgiyi çağrıştıran davranışlardan ve düşüncelerden uzak durun.
• Tempolu egzersizlere orta düzey enerji sınırlaması birleştirin.


     
  • Sağlıklı yeme alışkanlıkları geliştirin.
• Bu alışkanlıkları yaşam boyu sürdürmeye çalışın.
• Kendinizi sevin değer verin kendinize sırf bunun için diyet yapın kilo vermeye odaklanmayın kendinizi yoksa kilo vermek güçleşince veya verilen kilolar koruma zamanı gelince edinmiş olduğunuz sağlıklı davranışları bir ömür sürdürmelisiniz. 

 
Kilo kontrolu için diyet mi egzersiz mi daha etkili ?
Diyet ve egzersiz kilo vermede birlikte uygulandığında etkin bir yöntem olmaktadır.Egzersiz daha az kilo kaybına neden olur ama yağsız dokunun korunmasını ve artmasını sağlar.Böylece vücudun harcadığı enerjinin azalmasını önler.
Egzersizin tek başına sağladığı yararlar kilo kaybı diyetleriyle birlikte olduğunda da devam etmektedir. Vücut yağını azaltmak ve sağlıklı kiloyu sürdürmek için egzersiz ve diyetin birlikte sürdürülmesi çok önemlidir.

Şişman kişiler için egzersiz uyarıları ve öneriler nelerdir ?
Düşük yoğunlukta aerobik egzersizle başlamalı orta düzeye arttırılmalıdır.Her egzersizde yaklaşık 200-300 kalori harcanmalıdır.

. Egzersize devam ettikçe ve vücut egzersize adapte oldukça orta yoğun aktivitelerle enerji harcaması arttırılmalıdır.

. Kilo kaybında kuvvet antremanları yağsız vücut ağırlığının korunması ve artışı için etkili olmaktadır.

. Kendini daha formda hissetmek ve sağlıklı yaşam şekli için azimli olmak düzenli olmak düzenli egzersizin olumlu psikolojik kazanımlarıdır.
     
         
         
  Besin Gruplarımızı Tanıyalım      
         
  Beslenme hiçbir zaman karın doyurmak anlamına gelmez. Her besinin içinde değişik miktarlarda besin öğeleri dediğimiz kimyasal moleküller vardır. Besinler yendikten sonra bu nesin öğelerine ayrılır ve vücutta öyle kullanılırlar.

. Hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için 6 besin maddesi yeterli olarak tüketmemiz gerekir. Bu besin maddeleri 6 gruptan oluşur ve insanın yaşamını bunlar sağlar.

1. PROTEİNLER
2. YAĞLAR
3. KARBONHİDRATLAR
4. VİTAMİNLER
5. MİNERALLER
6. SU

. Bu öğelerden birinin ve ya birkaçının besinlerle karşılanamaması sağlığın bozulmasına yol açar. Bu nedenle beslenmede amaç bu besin öğelerini kişinin yaşına, cinsiyetine, özel durumuna göre yeterli miktarda sağlayabilmektir. Biz buna yeterli ve dengeli beslenme deriz

. Karbohidrat, Protein ve yağlar enerji sağlar, fakat vücut enerjisi karşılanmasına rağmen protein, mineral, vitamin yetersizliği yine sağlığın bozulmasına yol açar.
     
         
   Ben Neden Acıkıyorum      
         
   Bir çok insan der ki: “Ben zayıflarımda bir türlü şu iştahimi kesemiyorum”. Bugün iştahınızı niye kesemediğinizin bir bölümünü anlatacağız. Glisemik indeks değeri yükse besinleri yerseniz asla iştahınızı kesemezsiniz.

Glisemik indeks değerine göre besinler
Glsemik indeks değeri yüksek besinler, mide tarafından çabucak hazmedilip, kan şekerinizi hızlı ve fazla miktarda yükseltir. Böylece, glisemik indeks değeri düşük besinlere oranla kana salınan insülin miktarı glisemik indeks değeri yüksek besinlerde daha fazladır.

Kana fazla miktarda salınan insülin; iştahı açar, yağ depolanmasını arttırır, daha çabuk
yaşlanmanızı sağlar, östrojen hormonu ve büyüme hormonunu etkileyerek basen büyüklüğü ve boy uzamaması gibi sonuçlar doğurur. Kanda, insülin hormonunun fazla miktarda seyretmesinin sayamayacağımız kadar vücudumuza zararı vardır.

Siz değerli üyelerimizden beslenmenizde sıklıkla glisemik indeks değeri düşük besinleri yemenizi istiyoruz. Böylelikle daha fazla tok durduğunuzu, sık-sık acıkmadığınızı ve kendinizi daha zinde, daha aktif ve daha dinç hissettiğinizi göreceksiniz. Glisemik indeks değeri arttıkça, besinlerin acıktırma oranı, vücudun yağ yapma oranı dolayısıyla kilo alma oranı hızla artar.

Glisemik İndex Değeri Yüksek Besinler
   
Çay Şekeri ve Şerbetle 138
Korn Fleks 119
Fırında Patates 107
Bal Kabağı 107
Mısır Cipsi 105
Patates Püresi 104
Bal Kabağı 104
Kraker 102
Beyaz Ekmek 100
Bisküvi 100
Meşrubatlar 99
Pancar 99 
Pizza 89
Taze Kayısı 87
Yulaf Ekmeği 86
Beyaz Pirinç 81
Kuru Üzüm 80
Kepekli Pirinç 79
Yağsız Patlamış Mısır 79
Patates Cipsi 77
Kahvaltı Gevrekleri 77
Mısır Gevreği 77
Haşlama Patates 77
Muz 75
Portakal Suyu 74
Normal Çikolata 70
Kivi 70
Pastalar 70
Reçel 70

     
         
   Ramazan ayında kilo yönetimi ve sağlıklı beslenme – Bölüm 2


Sahur yapılmadan iftar yapılmaz

Üyelerimiz artık şunu çok iyi biliyor. Zayıflamanın yolu açlıktan değil ,düzenli belenmekten geçer” Açlık zamanı uzadıkça vücut yağ depolamaya o kadar meyleder ki vücudun yağ depoları çalık süresiyle doğru orantılı olarak artar.
     
         
         
         
   Açlık çekerek kilo kaybedilse bile, verilen bu kilo asla yağ dokusundan olmaz. Bizler sahur öğününü kaçırırsak aç kalma süremiz uzayacağı için vücudumuzun yağ depolama oranı artacaktır. Bunun da telafisi ya iftar öğünün de tam yağsız beslenmek yada ,o gün 1 saatten fazlaspor yapmaktır.Sizden istediğimiz sahur öğününüzü asla kaçırmamanız.

Sizlere sahur öğününde yağlardan günahtan kaçar gibi kaçmalarınızı öğütlüyoruz. Çünkü sahur öğününü genellikle uyku izlediği için yemekle alınan yağ vücutta hemen depolanır. Çözüm ise sahurda proteini yüksek ,yağı fakir,karbonhidratı acıktırmayan bir öğün tüketmektir.

Çünkü protein alımından sonra uyusak bile vücudumuz proteinleri yakmak için yağlardan ve karbonhidratlardan daha fazla enerji harcamaktadır. Sahurda protein alırken çok dikkat etmeliyiz; çünkü besinlerde protein ile yağ genellikle birlikte bulunur.Sahur öğününde protein kaynağı olarak:süt,yoğurt,peynir,yumurta öneririz.Kompleks karbonhidrat kaynağı olarakta esmer ekmek öneriyorum

Sahurdan sonra mutlaka dişler ve dil iyice fırçalamalı, Gün içinde susamak istemeyenler sahurda tuz alımını azaltmalı, potasyum alımını arttırmalıdır. Potasyum ise taze sebze, meyveler, süt ürünleri, az şekerli kompostolar ile karşılanabilir.

Sabah uyanma saatiniz yağ kitlenizi belirler

Zayıflamada ve zayıf kalkmakta düzenli beslenmek kadar düzenli uyumak da çok önemli. Sabah geç saatlere kadar uyumamızın kilo vermemize engel olması şu esaslara dayanır,

· Uyuyarak geçirilen zaman vücudumuzun az enerjisi harcadığı zamanlardır. Örneğin yatarak dakikada 0,7-0,8 kalori harcıyorsak ayakta veya bir iş ile meşgulken 1,1 ve 1,3 kalori kadar harcayabiliriz.
· Fazla uyku insana dinçlik vermez, vücudumuzu dinlendirdikçe daha fazla dinlenmek isteyecektir. Fazla uyku uyuduğumuz gün hareketlerimizde bir isteksizlik oluşur.
· Sabah geç kalkmak, akşam geç yatmayı doğuracağı ve sürekli bu periyotla (sabahları geç kalkmak,akşamları geç yatmak) yaşam süreceğimiz için geç kalkmak sakıncalıdır.
· Fazla uykunun mevcut olduğu vücutta metabolizma hızı (hormonlar nedeniyle)daha azdır. Bu nedenle tükettiğimiz besinler daha fazla yağ olarak depolanır.

Ramazan ayında spor

Ramazanda yürüyüş veya spor ayrı bir önemli, çünkü ramazanda tüm koşullar aleyhimize yani yağ depolamamız yönünde, bunu tersine çevirmek ise yürüyüşle mümkün.”yağ depolama eğilimimiz varsa yürüyerek yağ yakacağız” kural bu.

Üyelerimizden mümkünse sabah 9-11 arası 30 dk’lık iftardan sonrada 30 dk’lık olmak üzere günde 2 kez yürümelerini istiyoruz.(yürüyüş temponuz dakikada 130 adım dan az olmamalı) Tek seferde 60 dk.’lık sabah veya iftardan sonraki yürüyüşte olabilir.

Aslında oruçluyken en değerli yürüyüş saati iftara yakın olan zamanlardır. Çünkü bu saatlerde vücudun enerji ihtiyacını yağlar karşılar. Ama bu saatte hem acıktığımız, hem de susadığımız saatler olduğu için canımız yürümeyi istemez. Seçim sizin, yürüyebilen bu zamanlarda yürüsün.
     
         
 

KİLO KORUMA PROGRAMI :AKŞAM YEMEKLİ DAVETLERDE KİLO YÖNETİMİ
Davetten önce çok aç olmamaya özen gösterin
- Yemeğe başlamadan önce mümkünse sıcak su için (1bardak)
- Sofradaki salatalar yağlıda olsa sizin en iyi dostunuzdur.Mutlaka sofradaki salatayı siz tüketin
- Yemekte kaşığı 2-3 lokmada bir elinizden bırakıp su içmeyi unutmayın..
- Yavaş yavaş yemeyi göz ardı etmeyin.
- Sofradan en önce siz kalkmaya çalışın.
- Yemeklerin suyundan ve tatlıların şerbetinden mümkün olduğunca uzak durun.
- Yemekleri çok çiğnemeyi unutmayın.
-En azından zayıflarken çektiğiniz zorlukları bir sofranın başında harcamayın.Unutmayın ki Yemekler her zaman vardır ama siz birtanesiniz

     
         
 

KİLO KORUMA PROGRAMI, ÖĞÜN ATLAMAYIN:

Özellikle sabah kahvaltısını mutlaka ama mutlaka yapın.Öğleden sonra davetiniz varsa davete öğle yemeğinizi yedikten sonra gidin.’öğlen yemeği yerine pastalardan yerim,pastalar öğle yemeğinin yerini tutar’gibi yanlış düşüncelere kapılmayın.Unutmayın ki öğle yemeği yemezseniz pastalardan daha fazla tüketeceksiniz.

     
         
 

 KİLO KORUMA PROG, ÇEVRENİZİ DÜZENLEYİN:

. İnsanın çevresi,eşi,dostu,akrabaları ve komşularıdır.Bu kişilerle ciddi bir şekilde verdiğimiz kilolar hakkında konuşmalısınız.

. Zayıflamanın zor olduğunu şişmanlıktan çok çektiğinizi ,bir daha bu kiloları almak istemediğinizi,bu nedenle size bu konuda yardımcı olmalarını istemelisiniz.Onlardan size ısrar etmemelerini ,evlerinde konuk olduğunuz zaman kalorisi yüksek yiyecekler yapmamalarını ,yapsalar bile size yemeniz konusunda ısrar etmemelerini söyleyebilirsiniz.Yine çevrenizden size moral vermelerini sizi desteklemelerini istemelisiniz.

 . Bizce çevrenizin diyetiniz konusunda bilgilendirilmesi çok önemli ve kilo korumada gereklidir.Bu sayede bakarsınız siz fazla yemek yediğinizde çevreniz tepki gösterir ve çekindiğiniz için yiyemezsiniz.

     
         
 

 Aşk acısı çekenler için beslenme önerileri…

1-Günlük en az 2 litre su tüketerek, yoğun bunalımlarınızdan sıyrıla bilirsiniz.
2-Unlu ve şekerli gıdalardan (beyaz ekmek,kek,pasta,kurabiye,börek…) uzak durarak, negatif değil pozitif düşüncelerin sizi sarmasını sağlaya bilirsiniz.
3-Omega-3 ve 9 dan zengin beslenerek (somon balığı,ceviz,yeşil yapraklı sebzeler,zeytin yağı,fındık…) yaşadığınız aşk acısının sizi yıpratmasına yaşlandırmasına izin vermemiş olursunuz ve ayrıca melankolil , dibe vurmuş hissetmezsiniz.
4-Kan şekerinizi uzun süre düşürmeyen besinlerden zengin beslenirseniz (kurutulmuş meyveler,kuru baklagiller,sebze ve yemekleri,et,süt,yumurta,peynir …) ağlama krizleriniz azalır, uzaklara dalıp gitmeleriniz azalır.
ÖRNEK MENÜ:
Kahvaltı: erken saatte klasik kahvaltı (yumurta peynir esmer ekmek bal…)
Öğle yemeği: esmer ekmek arası sandiviç
İkindi:sütlü kahve + kuru incir
Akşam yemeği:Et veya etli sebze yemeği + sütlü tatlı + salata + esmer ekmek
Gece:1 avuç ceviz+meyve

     
         
 

 BESİNLERLE ALINAN DOYMUŞ YAĞLARIN İŞLEVLERİ

DOYMUŞ YAĞLAR:
*Vücutta ağrı yapan maddeleri oluştururlar.
*Şişlik yaparlar.
*Bağışıklık sistemini zayıflatırlar.
*Kolesterolü yükseltirler. (LDL ↑ – HDL ↓ )
*Beyin fonksiyonlarımızı yavaşlatırlar (Unutkanlık …)
*Kilo aldırırlar (İç organların yağlanması olarak)
*Bazı kanser türlerinden sorumludurlar (Meme,Prostat,Mesane….)
*Kalp rahatsızlığına meyil yaparlar(İnme,Kalp Krizi,Aritimi…)
*Damar harabiyetinden sorumludurlar (Tıkanması,Sertliği, …)
*Psikolojik sorunlar oluştururlar, karamsar yaparlar (Depresyon…..)

     
         
 

Besinlerle aldığımız vitaminleri tanıyalım…

• Besinlerle alınan vitaminler Başta karaciğer olmak üzere çeşitli dokularda depo edilir.
• Yetersiz vitamin alımında depolanan vitaminler kullanılır.
• Vitaminler vücuda enerji vermezler.
• Vücut yaşlandıkça bazı vitaminlere olan gereksinim artar.
• Vitamin alımında hafif bir eksiklik bile enfeksiyon eğilimi arttırabilir,iyileşmeyi ve zihinsel kapasiteyi azaltabilir,kronik yorgunluk belirtilerine yol açabilir.
• 13 vitamin vücuttaki davranışlarına göre iki ana gruba ayrılır ;

1. Suda eriyen vitaminler
2. Yağda eriyen vitaminler

 Suda eriyen vitaminler
• C vitamini ve 8 tane B vitamini( niyosik, riboflovin,B6,pontotenikasit,B12,biyotin)bu gruptadır.
• Kimyasal reaksiyonlarda enerji oluşum sürecinde yardımcı olurlar.
• Bu vitaminler vücutta uzun süre depolanamazlar.
Vücut bu vitaminleri hızla kullanır.

 . Yağda eriyen vitaminler
1. ADEK bu vitaminlerdendir.
2. Metabolik olayları düzenlerler.
3. Vücutta uzun süre depolanabilirler.

 E – C – A vitaminlerine dikkat:

 Anti-oksidan yani vücuda zararlı olduğuna inanılan serbest radikalleri yok ederek kalp hastalığı ve kansere karşı korurken yaşlanma belirtilerini geciktirirler

     
         
 

 Kötü beslenme sonucu oluşan hastalıklar

-BESLENME İLE AZ ALINAN KALSİYUM İLE OSTEOPOROZ
-BESLENME İLE ALINAN YAĞLAR İLE KANSER
-BESLENME İLE ALINAN DOYMUŞ (KATI) YAĞ TOTAL VE KÖTÜ HUYLU KOLESTEROL İLE
KORONER KALP HASTALIĞI VE OBEZİTE
-BESLENME İLE ALINAN ŞEKER İLE DİŞ ÇÜRÜKLERİ OBEZİTE HIZLI YAŞLANMA
-AZ TÜKETİLEN DİYET POSASI TAM TANELİ TAHIL ÜRÜNLERİ SEBZE-MEYVE TÜKETİMİ İLE
KANSER VE KORONER KALPHASTALIĞI OBEZİTE
-FOLİK ASİTTEN EKSİK BESLENME İLE DOĞUMSAL SORUNLAR KALP HASTALIĞI KALP KRİZİ RİSKİ
-BESLENMENİN TUZ İÇERİĞİ İLE HİPERTANSİYON
-DİYET POTASYUMUNUN AZ TÜKETİMİ SONUCU İNME , YÜKSEK KAN BASINCI
-DENGESİZ BESLENME SONUCU OLUŞAN OBEZİTE SONUCU DİYABET

     
         
 

RUH HALİ VE KİLO YÖNETİMİ

Sinirlendiğiniz ve gerildiğiniz durumların listesini yapıp hazırlıklı olun. Sinirlenmek çok doğal, doğal olmayan dozunu ayarlayamamak ve Sinirlenince hemen yiyeceklere yönelmek çünkü sizi kızdıran yiyecekler değil. Aşırı kızgınlıklar size ne yediğinizi, ne kadar yediğinizi, ne sıklıkla yediğinizi unutturabilir. Bu nedenle o dönemlerde yiyecekleri göz önünde bulundurmamaya çalışmanız en akıllıca yol olacaktır.
Kızgınlığınızı sudan, meyvelerden , çiğ sebzelerden , çay vekahveden, süt, yoğurt, peynir’den , çorbalardan , kuru baklagillerden ,beyaz et den çıkartabilirsiniz.Bu dönemlerde rahatlatıcı yürüyüşler planlayın. Unutmayın yiyerek rahatlanmaz , üstelik besinler size kilo aldırdığı için daha fazla stres yapmanıza yol açar. Melisa,sarı kontaron,ıhlamur,anason gibi çaylar sizi daha sakin kılar.

     
         
 

Bir saatlik egzersiz ile hızlı kilo vermek mümkün mü?

Egzersiz sırasında hızlı kilo kaybı oluşabilmektedir. Sıcak ve nemli havalarda egzersiz yapılırken su kaybı olmaktadır. Bu kilo kaybı geçici ve yiyecek /sıvı tüketimi ile egzersiz sonrası tekrar kazanılmaktadır.
Sıcak havalarda naylon ve terleten giysiyle egzersiz yapmak hızlı kilo kaybına neden olur. Ter kilo verme olarak kullanılmamalıdır.

Etkin kilo kontrol programları nasıl olmalıdır?
Amaç vücut ağırlığını sabit tutmak veya azaltmak olmalıdır

Kilo Kaybı ve Sürdürülmesiyle İlgili İlkeler;

• Günlük yediklerinizin kaydını tutun.
• Ana ve ara öğünlerinizi dikkatli planlayın.
• Arkadaş ve dostlarınızdan diyetiniz ve spor aktiviteleriniz için destek isteyin.
• Verdiğiniz kilo yerine değiştirdiğiniz yanlış beslenme alışkanlıklarına odaklanın.
• Kendi kendinize ödül sistemi geliştirin.
• Yenilgiyi çağrıştıran davranışlardan ve düşüncelerden uzak durun.
• Tempolu egzersizlere orta düzey enerji sınırlaması birleştirin.
• Sağlıklı yeme alışkanlıkları geliştirin.
• Bu alışkanlıkları yaşam boyu sürdürmeye çalışın.
• Kendinizi sevin değer verin kendinize sırf bunun için diyet yapın kilo vermeye odaklanmayın kendinizi yoksa kilo vermek güçleşince veya verilen kilolar koruma zamanı gelince edinmiş olduğunuz sağlıklı davranışları bir ömür sürdürmelisiniz.

Kilo kontrolu için diyet mi egzersiz mi daha etkili ?
Diyet ve egzersiz kilo vermede birlikte uygulandığında etkin bir yöntem olmaktadır.Egzersiz daha az kilo kaybına neden olur ama yağsız dokunun korunmasını ve artmasını sağlar.Böylece vücudun harcadığı enerjinin azalmasını önler.
Egzersizin tek başına sağladığı yararlar kilo kaybı diyetleriyle birlikte olduğunda da devam etmektedir. Vücut yağını azaltmak ve sağlıklı kiloyu sürdürmek için egzersiz ve diyetin birlikte sürdürülmesi çok önemlidir.

Şişman kişiler için egzersiz uyarıları ve öneriler nelerdir ?
Düşük yoğunlukta aerobik egzersizle başlamalı orta düzeye arttırılmalıdır.Her egzersizde yaklaşık 200-300 kalori harcanmalıdır.

. Egzersize devam ettikçe ve vücut egzersize adapte oldukça orta yoğun aktivitelerle enerji harcaması arttırılmalıdır.

. Kilo kaybında kuvvet antremanları yağsız vücut ağırlığının korunması ve artışı için etkili olmaktadır.

. Kendini daha formda hissetmek ve sağlıklı yaşam şekli için azimli olmak düzenli olmak düzenli egzersizin olumlu psikolojik kazanımlarıdır.

     
         
 

OBEZİTE NİN TÜM NEDENLERİ

► ERGENLİK ÇAĞI SORUNLARI
► EVLİLİK
► DOĞUM KONTROL HAPLARI
► HAMİLELİK
► EMZİRME
► MENOPOZ
► MENOPOZ SIRASINDA KULLANILAN HORMONLAR
► KADINDA RAHİM AMLİYATLARI
► KADINDA YUMURTALIKLARIN ALINMASI
► BOŞANMA
► DUYGUSAL STRESLER
► SİGARANIN BIRAKILMASI
► PSİKOLOJİK YIKIMLAR
► DEPRESYON
► BAZI PSİKOLOJİK TEDAVİ İLAÇLARI
► GECE ÇALIŞMASI
► EMEKLİLİK
► İŞSİZLİK
► GÖÇ
► KORTİZOL TÜRÜ İLAÇLAR
► UYARICI BİRTAKIM İLAÇLAR

     
         
 

 Obezite ve kadınlar

Şişmanlık her yaşta görülmektedir. Yaşla şişmanlık artarak orta yaşta doruk düzeyini bulur. Ancak 55 yaşından sonra azalmaktadır. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden biri gebelik ve doğumlardır. Gebelikte alınan kiloların bir kısmı doğumdan sonra verilemeyerek vücutta kalmaktadır. Gebelik süresince kadın 12kg kadar alır, bunun 4kg ı yağlanmadır. Kadınların kolay kilo almalarının bir diğer nedeni östrojennin yağ dokusunu arttırıcı etkisidir. Ayrıca kadınların birçoğu ev dışında fazla hareket etmez. Eve kapalı olarak yaşar. Ev dışında kabul günlerindeki bol ikramlar kadınlarda erkeklere oranla şişmanlık oranını arttırmaktadır.

     
         
 

 Kurban bayramında kilo almamak için…

1-Unutmayın! bayramlar kilo verme değil kilo koruma zamanlarıdır.
2-Yapacağınız yüyecek kaçamaklarının panzehiri bayram günlerine özel günlük içeceğiniz 3,5 – 4 litre sudur.
3-Kahvaltınızı 9 a kadar, öğle öğününüzü 13 e kadar tüketirseniz, bayram tatlılarına ilginiz azalacaktır.
4-Tatlıları et ile birlikte değil, etten 1,5 – 2 saat önce yada sonra tüketmeye çalışın
5-İkindi öğününüz de tatlı veya meyve tüketebilirsiniz.
6-Eti haşlama olarak tüketin Bu sayede etin yağlı kısımları uzaklaşır
7-Unutmayın etin kilo aldıran kısmı yaşlarıdır.
8-Eti mutlaka salata ile birlikte tüketin.
9-Kurban etinizi en az 24 saat dinlendirmeden tüketmemeye gayret edin.
Herkese iyi bayramlar.

     
         
 

Yağ yaktırıcı kardiyo programı:

Koşu bantınız varsa yürüyüşünüzü aşağıda tarif edilen şekilde yapın:
1-Önce tüm eklemlerinize 5 e kadar sayarak açma germe yaptırarak kalpteki kanın tüm dokulara gelmesini sağlayın.
2-5 dk 5 hız da yürüyün
3-5 dk nın ardından 30 dk 2dk:6 hız 1dk:8 hız da olmak üzere dönüşümlü yürüyün yada koşun bu esnada burnunuzdan çok nefes alıp ağzınızdan verin.
4-35. dk dan sonra da 5 dakika tekrar 5 hızda yürüyüp soğuyun
5-Tekrar boyundan başlayarak tüm eklemlerinizi açıp gerin.

     
         
 

Besin Guruplarımızı tanıyalım…

Beslenme hiçbir zaman karın doyurmak anlamına gelmez. Her besinin içinde değişik miktarlarda besin öğeleri dediğimiz kimyasal moleküller vardır. Besinler yendikten sonra bu nesin öğelerine ayrılır ve vücutta öyle kullanılırlar.

. Hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için 6 besin maddesi yeterli olarak tüketmemiz gerekir. Bu besin maddeleri 6 gruptan oluşur ve insanın yaşamını bunlar sağlar.

 1. PROTEİNLER
2. YAĞLAR
3. KARBONHİDRATLAR
4. VİTAMİNLER
5. MİNERALLER
6. SU

 . Bu öğelerden birinin ve ya birkaçının besinlerle karşılanamaması sağlığın bozulmasına yol açar. Bu nedenle beslenmede amaç bu besin öğelerini kişinin yaşına, cinsiyetine, özel durumuna göre yeterli miktarda sağlayabilmektir. Biz buna yeterli ve dengeli beslenme deriz

 . Karbohidrat, Protein ve yağlar enerji sağlar, fakat vücut enerjisi karşılanmasına rağmen protein, mineral, vitamin yetersizliği yine sağlığın bozulmasına yol açar.

     
         
 

İştah açan besinleri ve alternatiflerini açıklıyoruz

BEYAZ EKMER————-ESMER EKMEK
ÇAY ŞEKERİ—————MİKTARINI AZALTIN VEYA TATLANDIRICI KULLANIN
KOLA – GAZOZ————LİGHT OLANINI TÜKETİN
ÇOKOKREM—————-1 TK’NI GEÇMEYİN
YAŞ PASTA—————GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
KEK———————–GÖRMEMEYE ÇALIŞIN,ESMER UN VE KURUTULMUŞ MEYVELER KULLANARAK YAPIN
KURABİYE GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
ÇİKOLATA BİTTER OLANINI TÜKETİN VE YANINDA KAHVE İÇİN
GOFRET GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
LOKUM GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
POĞOÇA KARA FIRIN SİMİTİ TÜKETİN
TEL KADAYIF VE/VEYA KÜNEFE SÜTLÜ TATLILAR VE/VEYA DONDURMAYI TERCİH EDİN
EKMEK KADAYIFI SÜTLÜ TATLILAR VE/VEYA DONDURMAYI TERCİH EDİN
TULUMBA TATLISI SÜTLÜ TATLILAR VE/VEYA DONDURMAYI TERCİH EDİN
KEMAL PAŞA TATLISI GİBİ ŞERBETLİ HAMURDAN YAPILMIŞ TATLILAR SÜTLÜ TATLILAR VE/VEYA DONDURMAYI TERCİH EDİN
BAKLAVA SÜTLÜ TATLILAR VE/VEYA DONDURMAYI TERCİH EDİN
YUFKA – BAZLAMA – GÖZLEME GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
PİRİNÇ PİLAVI BULGUR PİAVINI TERCİH EDİN
UN HELVASI GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
HELVA ÇEŞİTLERİ GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
ERİŞTE PİLAVI ESMER MAKARNA TERCİH EDİN
TAHİNLİ PİDE VE/VEYA KATMER GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
DİYET OLMAYAN TATLI VEYA TUZLU TÜM BİSKÜVİLER VE/VEYA KRAKERLER LEBLEBİ TERCİH EDİN
ETLİEKMEK VE/VEYA BÖREK GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
SİGARA BÖREĞİ,TEPSİ BÖREĞİ GİBİ YUFKAYLA YAPILMIŞ HAMUR İŞLERİ GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
KEPEKLİ VE/VEYA KEPEKSİZ TÜM GEVREKLER DİYET BİSKÜVİ TERCİH EDİN
PİŞMANİYE GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
REVANİ SÜTLÜ TATLILAR VE/VEYA DONDURMAYI TERCİH EDİN
HÖŞMERİM GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
PÖTİBÖR BİSKÜVİLER DİYET BİSKÜVİ TERCİH EDİN
LOLİPOP ŞEKERLER (SORMA ŞEKERLER) GÖRMEMEYE ÇALIŞIN
1 YEMEK KAŞIĞINDAN FAZLA MİKTARDA BAL/REÇEL/MARMELAT/PEKMEZ 1 YEMEK KAŞIĞINI GEÇMEYİN

     
         
 

Ben neden acıkıyorum?

Bir çok insan der ki: “Ben zayıflarımda bir türlü şu iştahimi kesemiyorum”. Bugün iştahınızı niye kesemediğinizin bir bölümünü anlatacağız. Glisemik indeks değeri yükse besinleri yerseniz asla iştahınızı kesemezsiniz.

Glisemik indeks değerine göre besinler
Glsemik indeks değeri yüksek besinler, mide tarafından çabucak hazmedilip, kan şekerinizi hızlı ve fazla miktarda yükseltir. Böylece, glisemik indeks değeri düşük besinlere oranla kana salınan insülin miktarı glisemik indeks değeri yüksek besinlerde daha fazladır.

 Kana fazla miktarda salınan insülin; iştahı açar, yağ depolanmasını arttırır, daha çabuk
yaşlanmanızı sağlar, östrojen hormonu ve büyüme hormonunu etkileyerek basen büyüklüğü ve boy uzamaması gibi sonuçlar doğurur. Kanda, insülin hormonunun fazla miktarda seyretmesinin sayamayacağımız kadar vücudumuza zararı vardır.

 Siz değerli üyelerimizden beslenmenizde sıklıkla glisemik indeks değeri düşük besinleri yemenizi istiyoruz. Böylelikle daha fazla tok durduğunuzu, sık-sık acıkmadığınızı ve kendinizi daha zinde, daha aktif ve daha dinç hissettiğinizi göreceksiniz. Glisemik indeks değeri arttıkça, besinlerin acıktırma oranı, vücudun yağ yapma oranı dolayısıyla kilo alma oranı hızla artar.

 Glisemik İndex Değeri Yüksek Besinler

 Çay Şekeri ve Şerbetle 138
Korn Fleks 119
Fırında Patates 107
Bal Kabağı 107
Mısır Cipsi 105
Patates Püresi 104
Bal Kabağı 104
Kraker 102
Beyaz Ekmek 100
Bisküvi 100
Meşrubatlar 99
Pancar 99
Pizza 89
Taze Kayısı 87
Yulaf Ekmeği 86
Beyaz Pirinç 81
Kuru Üzüm 80
Kepekli Pirinç 79
Yağsız Patlamış Mısır 79
Patates Cipsi 77
Kahvaltı Gevrekleri 77
Mısır Gevreği 77
Haşlama Patates 77
Muz 75
Portakal Suyu 74
Normal Çikolata 70
Kivi 70
Pastalar 70
Reçel 70

     
         
 

Pilates’in faydaları…

Pilates’in sloganı şu…

Sadece 3 derste farkı hissediyor, 10 derste farkı görüyor ve 20 derste tamamen farklı bir vücuda sahip olabiliyorsunuz…

 Pilates egzersizlerinin amacı; doğru bir şekilde karın ve sırt bölgelerini eşit oranda güçlendirip, vücudumuzun üst kısmında sağlam bir iskelet oluşturmaktır.

 Vücut merkezi, derindeki kaslarla bel kemiğine en yakın kaslardan oluşur.Klasik egzersizlerde zayıf kaslar zayıflama, güçlü kaslar güçlenme eğilimindedir. Bu da dengesiz adale yapısına yol açar.

 Pilates’te kas yapısı bir bütün haline getirilir.Bu sayede kilo vermeseniz de ince görünür sıkılaşırsınız.

 Pilates;vücudun doğru pozisyonda duruş alışkanlığını kazanmasını sağlar. Bunun nedeni Reformer Pilates´in çalıştırmayı hedeflediği ana bölgenin karın ve sırt kasları olması.Güçlenen karın kasları, adeta bir korse gibi sizi dik tutuyor, duruşunuzu düzeltiyor ve belinize binen yükü hafifletiyor.

 Bu aynı zamanda çok daha rahat ve iyi bir şekilde nefes alabilmeniz için de etkili.Tabii, iyi bir duruş, aynı zamanda, daha estetik ve fit görünmek için gerçekten harika bir yol.

 Pilates’in en önemli özelliği, tüm vücudu esneterek omurların arasını açmasıdır. Böylelikle vücutta zamanla meydana gelen yığılmaları yok etmektedir.

 Hatta omurların açılması nedeniyle 2 santimetreye kadar boyun uzaması bile mümkündür.

 Kısa zamanda böyle güçlü ve uzun kaslara sahip olmanızı sağlayabilecek başka bir egzersiz türü yok.

     
         
 

 Sistemimizle 70 kg veren Reyhan hanıma sorduk

 1987 Konya doğumluyum. İlk orta ve lise tahsilimi Konya’da tamamlayarak 2006 yılında Selçuk Üniversitesi işletme bölümünü bitirdim ve halen ailemle birlikte Konya’da yaşıyorum.
Haber Diyet: Kendinizi daha yakından tanıtırmısınız üyelerimize.
Reyhan hanım:
Haber Diyet: Kilo alma sürecinizden bahseder misiniz?
Reyhan hanım: Sonradan almadım bu kiloları, ben kendimi bildim bileli kiloluydum.

Haber Diyet: 70 kilo vermeden önce kaç kiloydunuz?
Reyhan hanım: 133 kilo dan 63 Kiloya düştüm. Belirttiğim gibi hep kilo sorunu yaşadım. Diyet listelerinin her çeşitini uyguladım. Bu listelerle en fazla 25 kilo veriyorsunuz ve diyetin sonlanmasının ardından vediğiniz kiloyu fazlasıyla alıyorsunuz. Spor yaptım, saatlerce yürüdüm ve yürüdeükçe daha da iştahım açılıyordu. Buna katlanıyorsunuz, az kalori almaya çalışıyorsunuz ama nafile sporda, diyet listeleride uyguladığınız dönemi yönetmenizde etkili, sonrası hüsran ve hayal kırıklığı yada benim için öyle oldu bilmiyorum.

Haber Diyet: Bu programın diğerlerinden farkı ne ve nasıl başardınız?
Reyhan hanım: Sonra… kendi çabalarımla kilo versem de kısa sürede tekrar aldığımı görünce bir uzmanla çalışmaya karar vedim. Ahmet beyden önce 2 diyetisyenle bu konuyu görüştüm. Onlarda bana diyet listeleri yazacaklarını ve belli dozda egzersizler önereceklerini söylediler.

Haber Diyet: Ahmet beyle tanışmanız nasıl oldu?
Reyhan hanım: Ahmet beyi zaten hep duyuyor başarılarını gözlemliyordum. Gerek ben gerekse bir çok kişi bu sistemle zayıfladı fakat kendime güvenim kalmamıştı. Artık hiç ideal kiloda olamayacağımı düşünmeye başlamıştım bu nedenle Ahmet beye gitmeyi hep erteledim durdum. Asla kilo vereceğime inanmama rağmen annemin zorlamasıyla ve babamın ısrarıyla Ahmet beye götürüldüm.

Haber Diyet: Ahmet beyin sisteminin diğerlerinden farkı neydi?
Reyhan hanım: Ahmet bey farklı birşey yaptı. Sonuca değil nedene yönelmeliyiz dedi. Kilo vermeye çalışmamam gerektiğini, bu kilonun ve iştahımın altında yatan etmenleri bulursak, ideal kiloyu kalıcı olarak başaracağımızı vurguladı. Biraz umutlanmaya başlamıştım. Çok profesyönel yaklaştı ve kendinden emindi. Bana 150 ye yakın soru sordu beni sabırla dinleyerek notlar alıdı ve sonuçta kan tahlillerimi yaptırdı. Kilomun altında yatan ana sorun depresyon çıkmıştı. Diğeri ise hızlı yemem ve ailemin yemeklerinin çok yağlı olmasıydı. Benim düzensiz beslenmem, günlük adım sayımın eksikliği ve insülin direnci gibi daha bir çok sorunda çıkmıştı.

 Haber Diyet: Peki kilo verme sürecinde neler yediniz neler yaptınız?

 Reyhan hanım: Ahmet bey kilo vermekte acele etmemem gerektiğini, bu sorunları kalıcı olarak çözmemizin vakit alacağını ve mutlaka ailemle birlikte seanslara devam etmemi, onlardan ayrı yemek yememem gerektiğini,aile olarak sağlıklı beslenmeye başlamamız gerektiğini anlattı. Sonra düzenli ve sağlıklı beslendim, dört besin grubundan ana öğünlerimde tüketiyordum. İştahım kesilmişti artık çünkü stresi yönetmeyi biliyordum yavaş yemeyi öğrenmiştim ailemin de sayesinde sakıncalı besinleri sık görmüyordum.

 Haber Diyet: Bu süreç içerisinde spor yapıyor muydunuz?
Reyhan hanım: Ahmet bey 30 kilo verene kadar spor yapmamam gerektiğini bu dönemde adım sayımı arttırmam gerektiğini söyledi bana bir adım sayar verdi bununla günlük sadece 8000 adım atmamın yeterli olacağını belitti. Bu sayede gerçekten hiç kilo vermede duraklama yaşamadım. Kilo veremediğim haftalar oldu tabi fakat bana kilo vermeye çalışmamam öğütlenmişti. Amacım kilonun altında yatan etmenleri çözmekti. Kilo vermeye çalışmıyor fakat yavaş yemeye çalşıyordum vedüznli beslenmeye veya 8000 adım atmaya çalışırordum.

 Haber diyet: Verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederiz.
Reyhan hanım: Ben teşekkür ederim.

     
         
 

 Güleren teyze 10 ayda 50 kilo verdi

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz…
Güleren teyze:Yaşım 60 Konya’lıyım ve ilkokul mezunuyum. Meram ilçesinde oğlum, iki torunum, gelinim ve eşimle yaşıyorum.

Haber diyet : Neden ve nasıl kilo aldığınızı anlatır mısınız ?
Güleren teyze: Gençliğimde zayıftım ve menapoz sonrası aldım bu kiloları? Yaşım ilerledikçe hareketsizleştim, menapoz sonrası yaşadığım stresler iştahımın açılmasına yol açtı. Kilo aldıkça daha da hareketsiz kalıyordum dizlerimden dolayı kilomu taşıyamadım. Hareketsiz yaşamım da iştahımın açılmasını tetikledi. Yapacak fazla iş olmadığı için sürekli yemek yiyor ve oturuyordum. Ayrıca düzensizde beslenmeye başlamıştım kahvaltı öğünümle akşama kadar aç kalıyor bu nedenle akşam çok yiyordum. Stresten sonra hızlı yemeye başladığım için fazla miktarda yemek yiyordum.

 Haber diyet : Kilo vermeyi nasıl başardınız?
Güleren teyze: Diyetisyenlere gittim bana bir yemek listesi yazdılar ve o listeleri uyguladım. Ailemle yemek yemedim, onlara ayrı kendime ayrı yemek pişiriyodum. Bu yolla 15 kilo verdim fakat listeleri uygulamayı bırakınca verdiğim kilolarıda aldım. Ahmet Bey’ tavsiye üzere gittim. Onun zayıflattığı hastaların verdiği kiloyu almadığını duydum. Oğlum benim için randevu aldı ve gittik. Ahmet bey bana kilo vermeye çalışmamamı, kilonun altında yatan sorunlarla mücadele etmem gerektiğini söyledi. O zamana kadar ben hep kilo vermeye çalışmıştım nedenleriyle uğraşmıyordum.Başlıca neden hareketsizlik ve düzensiz beslenmekti. Kilo verdikçe hareketlerimde rahatladı artık evde ve bahçede rahat hareket edebiliyordum. Kilo vermeye çalışmadığım için ve kilo verme hesabı yapmadığım için vediğim 50 kilo beni hiç zorlamadı. Yavaş yemeyi öğrendiğim içinde kilo verdikçe midem küçülüyordu ve artık az yemekle doya biliyordum. Ahmet bey bana hiç diyet listesi uygulamadı sadece sağıklı ve düzenli beslenmeyi öğretti.

 Haber diyet:Verdiğiniz 50 kiloyu nasıl koruyorsunuz?
Güleren teyze: Kilo verirken öğrendiklerim, alışkanlık haline getirdiğim hareketli yaşam tarzım kilo korumam için bana yetti.Kilo korumak bu nedenle bana zor gelmedi.

 Haber diyet:Teşekkür ederiz vediğiniz bilgilerden dolayı
Güleren teyze: Sizde sağolun…Allah kolaylık versin çalışmalarınızda.

     
         
 

Obezite’nin nedeni korkularımız olabilir…

Korku nedir? Öncelikle korku, her zaman bir tür arzuyla ilgilidir. Ünlü bir adam olmak istersin, dünyadaki en ünlü adam; işte o zaman korku vardır. Ya başaramazsan? Korku başlar.
Korku arzunun bir yan ürünüdür. Bir kadına sahip olmak istersin ve yarın onunla olamayacağından, onun başka birine gidebileceğinden korkarsın.
Hala hayattadır, gidebilir. Bir mobilyaya sahip olabilirsin, korku yoktur. Ama bir insana sahip olmaya çalıştığında, korku başlar. Korku, sahip olma arzusundan doğar; bir yan üründür;sahip olmak istersin,o yüzden korku başlar.
Unutma! Sadece nesnelere sahip olabilirsin, insanlara değil.

Önce tüm hükümlerini, yargılarını, değerlendirmelerini bir kenara bırak. Korku,gerçekliktir ve bir enerjidir.Yüzleşmek, anlaşılmak zorundadır. Ve sadece anlayışla, dönüştürülebilir. Başka hiçbir şey yapmaya gerek yoktur; anlayış onu dönüştürür.

 Onun doğallığını kabul et –doğal olduğunu, kaçınılmaz olduğunu kabul et .o gerçeği kabul et ve devam et.onu bastırmaya yada onun seni engellemesine izin verme.Ona rağmen, ilerlemeye devam et.
Titreyeceksin elbette, çünkü korku orada ,ama ilerlemeye devam Et.Titresen de devam et.

 Yaşarsan, o zaman korkmazsın. Eğer yaşamını doyasıya sürdürürsen,korkmazsın. yaşamın suna bileceği doruklara ulaşmış, keyfini sürmüşsen ,yaşamın coşkulu bir deneyime dönüşmüşse iiçinde bir şiiri,bir şarkıyı,bir festivali,bir seremoniyi hissetmişsen ve her anını doyasıya yaşamışsan ,zamandan korkmazsın ve tüm korkular kaybolur. Yaşanmamış bir yaşam, ölüme güç verir. Ve doyasıya yaşanmış bir yaşam, ölümün tüm gücünü alır.

 Mesaj budur ve o zaman korku olmaz.

 Osho’dan…

     
 

 Sağlıklı bayram geçirmek istersin, açıklıyoruz.

Bayramlar manevi duygularımızın sevince dönüştüğü, yaratıcının kullana ikramı olan müstesna günlerdir.Oruçla geçen 30 günün ardından, azalmış sindirim enzimleri bayramda tüketilecek ağır besinler karşısında zorda kalabilir. Bu zorlanmayı halsizlik bitkinlik uyuşukluk gaz ve hazımsızlık olarak hissedebiliriz.Buradan bayramda kilo verme çabası güden kilo verme programı sürdüren izleyicilerimize de seslenmek istiyorum.”Bayramda kilo vermeye çalışmayın kilonuzu muhafaza edin yeter.Aksi taktirde çevrenizin dikkatini çekerek kilonuz hakkında yorum yapılmasına yol açarsınız buda hoş olmaz. ”

 Şimdi dilerseniz önerilerimizi sıralayalım…

 1-Bayramda’da düzenli beslenmek önemli. 09.00’a kadar yapacağınız güzel klasik bir kahvaltı(börek yiyebilirsiniz) 13.00’a kadar tüketilecek (mümkünse sandiviç le geçirin yemek olmasın) öğle yemeği 17.00’ye kadar tüketeceğiniz ikindi öğünü (tatlı tercihen sütlü tatlılar güllaç…) 20.30 ‘a kadar akşam yemeği (çorba,et yemeği,1 dilim börek , salata ,sütlü tatlı…)

 2-Bayram kaçamaklarınızın kilo aldırmaması için gün içinde toplam 4 litre su içmelisiniz. Bu sayede daha rahat sakıncalı besin yiyebiliyorsunuz…

 3-Yiyeceklerinizi ufak lokmalarla ve yavaş yerseniz sizi bir sürpriz bekliyor. Bu sürpriz daha az besinle elde edilecek maksimum tokluk…

 4-Bayram yemeklerinize daha az yağ bayram tatlılarınıza daha az şeker eklemek daha sağlıklı bir davranıştır.

 5-Bayram süresinde daha çok adım atmak,mümkünse evde ayaklarınıza takılacak kum torbaları ile dolaşmak, içeceğiniz 4 litre suyun yanında yağ yakmanızı sağlayacaktır.

     
 

 İyi bir diyetisyenin hastasına öğretemesi gereken 72 bilgi

1-Kilo vermekte her şeyden az az yemenin değil, doğru ve sağlıklı besinlerle beslenmenin gerektiği…

2-Kilo kaybetmek için harcadığım kaloriden azını almam gerektiği , bir domateste bile 18 kalorinin bulunduğu, bu nedenle nasılsa kilo aldırmaz deyip bol bol yediğim besinlerin kilo vermemi yavaşlattığı…

3-Aynı besini hızlı yemenin, yavaş yemeye oranla beni daha fazla yağlandırdığı ve hızlı acıktırdığı…

4-Öğün atladığım zaman ,kahvaltıyı geç saatte yaptığım zaman ;
-Metabolizmamın yavaşlayacağı
-Öğün yoğunluğunun akşam saatlerine kayacağı
-Bir sonraki öğün daha fazla acıkacağım
-Öğün atlamanın diyetime en büyük zararı verdiği
-Öğün saati kavramını yitirirsem canımın istediği şeyleri yeme ihtiyacımın oluşacağı
-Öğün saatlerime uymanın kilo korumanın temel maddesi olduğu…

5-Metabolizmama göre verilen diyet listesini eksiksiz uygulamam gerektiği, denk gelen besinlerden değil diyetime bakarak hazırladığım besinlerden yemem gerektiği…

6-Verdiğim kilo ölçüsünde değil, yeni beslenme sistemine alıştığım ölçüde kilo vereceğim…

7-Kahvaltı öğününde ne kadar acıkıyorsam diyet programımın o kadar iyi gittiği, sabah açlığının akşam yemeğinde az yediğimin bir göstergesi olduğu, kahvaltıda iyi beslenirsem akşam öğünlerinde az besleneceğim ve gün içinde açlık hissetmeyeceğim…

8-Öğün saatlerime aç ulaştığım zaman diyetimi iyi yaptığımı, özellikle yiyecek porsiyonlarımı iyi ayarladığımı gösterdiğini….

9-Misafire , davetlere, lokantaya, misafirlerime tok ulaşmam gerektiği…

10-Gerçek açlıkta midemin boş olduğu, psikolojik açlıkta ise beynimin rahatlamak istediği, gerçek açlığın öğünden 3–4 saat sonra, psikolojik açlığın ise her an olabileceği, psikolojik açlıkta canımın istediği şeyleri, gerçek açlıkta ise ne olursa olsun yemek istediğim,bu üç kriterle gerçek açlığıma göre hareket etmem gerektiği…

11-Önüme gelenlerden, ikram edilenlerden az yiyerek değil, öğrendiğim ve kabul ettiğim yeni beslenme sistemime uygun olarak bulacağım besinlerden belli miktarlarda yiyerek sağlıklı kilo vereceğim…

13-Denk gelen yiyeceklerden az az yiyerek sağlıklı kilo kaybedemeyeceğim, zaten yaşadığım bu çevrenin yiyeceklerinin beni bu kiloya getirdiği, önüme gelen yiyecekleri yeni beslenme sistemime göre seçmem gerektiği dolayısı ile yaşadığım çevrinin de bir miktar değişmesi gerektiği…

 14-Zayıflamak için, diyette olduğum için değil, sağlığım için bu beslenme sistemini devam ettirmem gerektiği…

 15-Tekrar kilo alımlarında en önemli nedenin öğün saatlerinin özellikle kahvaltı saatlerinin değişmesi olduğu…

 16-Bu diyet merkezine devam etmekteki tek amacımın kilo vermek olmadığı,
kilomu yönetmeyi öğrenmek,
sürekli kontrol altında bulunmak,
tekrarlaya tekrarlaya eski beslenme alışkanlıklarımdan kurtulmak olduğu…

 17-Zayıflama programlarında devamlılığın çok önemli olduğu, yeni beslenme sistemine devam ettikçe davranışlarımın farkına varmadan değişeceği, zayıflama programında başarının verdiği kilo miktarıyla değil alışkanlıklarının değişmesi ile olduğu…

 18-Yeni beslenme sistemi sınırları içinde kaldığım zaman, kilo vermesem bile içtiğim su, yaptığım egzersiz ve yediğim sağlıklı gıdaların yaşam kalitemi düzelttiği ve vücudumu sıkılaştırdığı…

 19-Sağlıklı besinlerin tüketim sıklığını arttırmamın, diyet listemde yer alan besinleri yememin, kilo kaybetmekten bağımsız olarak ;
-Beni hastalıklardan koruduğu,
-Sağlıklı besinler yedikçe vücudumun daha iyi çalıştığı mutlu olduğu,
-Kanımın daha duru olduğu,
-Damarlarımın ve iç organlarımın bu besinler sayesinde yağlanmayacağı
-Bu besinlerin beni genç tutacağı
-Hastalıklara karşı sağlıklı besinlerin beni bir kalkan gibi koruduğu…

20-Sporun zayıflamak maksatlı yapılmaması gerektiği, spora başlamazdan önce gün içindeki hareketlerimi arttırmamın spordan daha faydalı olacağı, gün içinde hareketsiz kalıp spor yaparsam sporun bende kilo verdirmeyeceği veya az kilo kaybı sağlayacağı…

21-En önemli öğünün kahvaltı, en kilo aldıran öğünün ise akşam öğünü olduğu, kahvaltıyı iyi yapmam gerektiği, akşam yemeğinde az yemek için ise akşam öğününe tok ulaşmam gerektiği….

 22-Meyve ve sebzeleri aşırı yemenin kilo aldırmadığı fakat kilo vermemi durduracağı…

 23-Zeytin yağının en sağlıklı yağ olduğu ve yakmamam gerektiği….

 24-Obezitenin (şişmanlık) kilo fazlalığı demek olmadığı, kilo normal olsa bile yağ fazlalığının şişmanlık olduğu, bu yağların iç organlarda ve damarlarda bulunmasının yaşamı tehtit ettiği…

 24-Alışverişe tok çımam gerektiği ve evime yağ miktarı % 15 i aşan besinleri almamam gerektiği…

 25-Bölgesel zayıflamak diye bir şeyin tıbben mümkün olmayacağı ama en son kilo alan bölgelerin ilk önce eriyeceği…

 26-Davranışların ödül ceza sistemi ile değiştirile bileceği, sağlıklı davranışlarımı daha da arttırmam için kendimi ödüllendirmem, sağlıksız davranışlarımı azaltmak için ise kendimi cezalandırmam gerektiği…

 27-Kilo verme programının uzun soluklu olması gerektiği ve ömür boyu diyetisyen kontrolünün koruma programında şart olduğu…

 28-Hızlı kilo vermelerde en büyük sorunun verilen kilonun nasıl yönetileceğinin bilinmemesi olduğu, fakat yavaş kilo kayıplarında kişinin verdiği kiloyu nasıl yönetmesi gerektiğini bildiği…

 29-Bazı kişilerin mutlu olmayı bazı koşullara bağladıkları, elindekilerin, mevcut kilolarının kıymetini bilmedikleri, bu nedenle ne kadar zayıflatılırlarsa zayıflatılsınlar gene de vücutlarını beğenmedikleri…

30-Doğu nefes almanın önemi (diyafram nefesi), bu nefes alımı sayesinde stresin büyük ölçüde giderilebildiği, bu nefes sayesinde metabolizmanın bir miktar hızlana bileceği…

31-Adet dönemlerinde vücudun normalden 0,5-1,5 kğ su tutabileceği, bu dönemde iştah sorunlarına karşı öğün saatlerinin çok önemli olduğu, kesinlikle acıktıran besinlerin yenmemesi gerektiği aksi taktirde iştahın önüne asla geçilemeyeceği…

 32-Düzenli ve kaliteli uykunun metabolizmayı hızlandırdığı, vücut yağlarını erittiği, uykusunu iyi alamayan kişinin diyet yapabilmesinin, sakıncalı besinlere karşı koymasının mümkün olamayacağı, beynimiz dinlenmediği zaman kan şekerimizin sık sık düşebileceği…

 33-Sabah geç kalkmanın vücudumu hormonal olarak yağlandırdığı en geç 8:30 da kalkmam gerektiği…

 34-Yemek bitince sofradan hemen kalkmam gerektiği, sofrada sohbet etmemin bana tok olduğum halde öylesine yedireceği…

 35-Davranışlarımın alışkanlığım olabilmesi için sık sık tekrarlamam gerektiği, yeni beslenme sistemimde yaşamaya devam ettiğim sürece bu beslenmenin bende alışkanlık haline geleceği, en önemli koşulun devamlılık olduğu…

 36-Akşam yemeğini geç saatlere bırakmamam gerektiği, aksi taktirde az yesem bile vücudumun kısa sürede yağlanacağı…

 37-Gece yemelerinin nedeninin genellikle psikolojik sorunlar sonucu olduğu, rahatlama olmadan gece yemelerine karşı koymanın zor olduğu…

 38-Egzersiz yapmadan veya günün hareketini arttırmadan verilen kiloların büyük kısmının vücut sularından olacağı, vücut yağlarından olmadığı…

 39-Günlük egzersiz fırsatlarını kaçırmamam gerektiği, az görünse de ısrarla yapılan günlük ufak hareketlerin uzun vade de yağ yakımın da çok önemli rolü olduğu…

40-Ağırlık çalışması antrenmanlarının metabolizmamı hızlandırdığı, kasarımı güçlendirdiği, vücudumu sıkılaştırdığı, kilo koruma ve kilo verme proğramlarında ağırlık antrenmanlarının çok önemli olduğu…

41-Hafif tempoda, hafif terleme gerçekleşerek yapılan egzersizlerin vücut yağını erittiği, ağır ve kısa süreli egzersizlerin karaciğerdeki şekerin yakılmasını sağlayarak beni acıktırdığı…

 42-Sıklığı ayarlanmamış egzersizlerin bir miktar iştah açtığı, zayıflamada egzersiz programının yoğun olmaması gerektiği…

 43-Vücut şişliğinin ana nedeninin tuz alımındaki artış ve su içmekteki azalış olduğu…

 44-Porsiyon miktarını kontrol etmekte tabildot sisteminde yemem gerektiği, yemeğe başlarken tüm yemekleri önüme ayırmam gerektiği…

 45-Çatalla özellikle küçük çatalla yememin lokmalarımı küçük almamı sağlayacağı, bu şekilde yersem yemeğin yağlarını az alacağımı öğrendim…

 46-Bastırılmış öfkenin beyindeki mutluluk hormonunu azaltarak psikolojik açlığa yol açabileceği, bu nedenle diyet süresince psikolojik olarak rahat olmam gerektiğini öğrendim…

 47-Sık tartılmanın yeni beslenme sistemini sadece kilo kaybetmek için benimsediğimi gösterdiğini, kilo verimim yavaşladığı zaman sık tartılmanın motivasyonu mu bozacağını öğrendim…

 48-Özgüveni az olan kişilerin başaramama korkusunun olacağını, kilo kaybettikçe bu korkunun gideceğini, kilo verdim mi? vermedim mi? kaygısı yerine; bana söylenenleri yapmamın yeterli olacağını çok iyi öğrendim…

 49-Öğünlerimi yediğim halde doyma gerçekleşmiyorsa, sürekli bir şeyler atıştırmak isteği oluyorsa, psikolojik açlığıma genellikle yenik düşüyorsam acıktıran besinlerden sık ve çok tükettiğimin bir göstergesi olduğunu öğrendim…

51-“Vücudumu, kendimi ve yaşamayı çok seviyorum, bu kilo da olmamın yaşamımı zorlaştırdığını, bu kilonun ileride sağlığımı ciddi ölçüde bozacağını bildiğim için böyle bir beslenme sistemine geçtim” Düşüncesiyle diyet yapmanın faydaları bana öğretildi…

52-Kişinin vücut hacmine göre kilosunun günlük 3kg a kadar artıp azalabileceği öğretildi…

 53-Tekrar kilo alımlarında en büyük nedenin hızlı kilo vermek olduğu kısa süreli zayıflamalarda kiloyu nasıl yöneteceğimi öğrenemediğim, öğrenmemin de imkansız olacağı, hızlı kilo verimlerinin akabinde vücudumun bir enzim sayesinde az yesem bile hızla yağlanacağı öğretildi…

 54-Kilo korumanın çok basit olduğu, sadece yapmam gerekenin her gün kilomu kontrol etmek, diyeti hep gündemde tutmak, besinleri sağlığıma faydalı ve zararlı diye ikiye ayırarak tüketmek, diyetisyen kontrolüne belli aralıklarla devam etmek olduğu öğretildi…

 55-Bana verilen diyet listelerinin besin öğesi dağılımlarının vücut yağlarımı daha hızlı
yaktığı, beni tok tuttuğu, bir diyet listesi takip etmemin kafama göre yememi engellediği öğretildi…

 56-Dengeli beslenmenin aşağıda sıralanan besin guruplarından yemekle sağlanacağı öğretildi.
*Süt ve Süt Gurubu *Ekmek Gurubu
*Et ve Et Grubu *Sebze ve Meyve Grubu

 57-Harcadığım kaloriden çok az kalori içeren şok diyet uygulamalarında vücudumun savunmaya geçeceği, yağları değil su ve kasları kaybedeceği, vücudumun kendi kendine harcadığı kalorinin diyet ve açlık sonunda çok aşağılara düşeceği, tüm bunların sonuç olarak tekrar hızla kilo almamı sağlayacağı öğretildi…

 58-Çevremdeki insanların desteğinin ve tepkilerinin kilo vermemi iyi ve kötü yönde etkileye bileceği, İnsanlara diyetteyim yerine “Sağlığımı korumak için yeni bir beslenme sistemi
Benimsedim” diye söylemem gerektiği…

 59-Obezitenin ömür boyu bakım isteyen bir hastalık olduğu, bu hastalığı da bana daha çok besinlerle aldığım yağların bulaştırdığı, tedavinin; ise yağdan fakir bir beslenme ve aktif bir yaşam tarzıyla mümkün olacağı öğretildi…

60-Bana kilo aldıran zararlı beslenme alışkanlıklarıma kilo kaybettikten sonra tekrar dönersem kilo almamın kaçınılmaz olduğu öğretildi…

61-İdeal kiloma gelmeden bile az da olsa kaybettiğim kilonun vücudum için ne kadar faydalı olduğu, bu davranışımla vücuduma iyilik yaptığım öğretildi…

 62-Depresyonun beynimdeki bazı kimyasalların oranının değişmesi olduğu, beynimin yeni değişime bağımlılık kazanabileceği bu nedenle depresyon halimin uzun sürmemesi gerektiği, olumlu ve pozitif cümleler kurarsam, olumlu şeyler düşünür ve davranışlarıma bunu yansıta bilirsem bu kimyasalların eski seviyesine dönebileceği, sağlıklı beslenmenin beynimdeki kimyasalların oranını iyi yönde değiştirebileceği bana öğretildi…

 63-Karşılaşa bileceğim tüm olumsuzluklara karşı öncelikle esnek davranma silahını kullanmam gerektiği, Hayatta insanın başına her şeyin gelebileceği, katı kulları olan kişilerin

depresyonu daha zor atlattığı öğretildi…

 64-Bire bir ilişkilerimde karşımdakini suçlamadan konuşmam gerektiği, eleştirinin sevgiyi azalttığı, konuşurken ben dilini kullanmam gerektiği öğretildi…

 65-Kendime karşı yıkıcı eleştirilerde bulunmamın kendime güvenimi azalttığı, bu nedenle sürekli olumlu davranışlarımı hatırlayıp olumsuz davranışlarımı unutmam gerektiği, kendine güvesiz kişilerin kilo verme programını devam ettirmesinin zor olduğu öğretildi…

 66-Stresin, Gerginliğin, Özgüven eksikliğinin şişmanlığın oluşmasında çok önemli olduğu
Bulunduğu bana öğretildi…

 67-Depresyon tedavisinde egzersizin bir ilaç vazifesi gördüğü öğretildi…

 68-Düzenli spor yapmamın gerekliliği, belli bir süre yapılan sporlardan istenen faydanın sağlanmasının mümkün olmadığı

 69-Sporun 3 aşamadan oluştuğu ;
A-)Isınma B-)Hedef egzersiz C-)Soğuma
Bu aşamalar yerine getirilirse daha fazla terleyeceğim ve yağ eriteceğim öğretildi…

 70-Sporun faydalarının saymakla bitmeyeceği, sadece kilo vermek için spor yapmanın çok mantıksız olduğu öğretildi…

 71-Spor yapmak için fırsat kollamak yerine hayatımı spora göre düzenlemem gerektiği öğretildi…

     
 

 Kalori nedir? Vücudumuz fazla kaloriyi nasıl kullanır?

Besinlerde bulunan enerji miktarını ölçmekte kullanılan birimdir.1 kalori 1 gr suyun sıcaklığını 1 derece yükseltebilecek ısı miktarıdır.nasıl ki araba benzinden enerji alır bizimde benzinimiz kaloridir.

Vücudum fazla kaloriyi nasıl depolar ?

 Nefes almak ta dahil olmak üzere Yaptığımız her aktivite için enerjiye ihtiyaç duyarız. Bu enerjiyi de yiyeceklerden karşılarız.
Ancak aldığımız kalori miktarı harcadığımızdan çoksa karaciğerimizde harcanmayan kalori şeker olarak depolanır.Böylece enerji harcamak için hiç durmadan yemek yememize gerek kalmaz.
Ancak karaciğerde çok fazla şeker birikince karaciğer bu şekerin bir kısmını kısa bir süreliğine depolamak üzere kaslara aktarır. Eğer kaloriler buradayken de kullanılmazsa daha uzun süre depolamak için yağa dönüşür.

 1 kg veremek için kaç kalori yakmak gerekir?

 7000 kalori yakmak gerekir.15 gün günlük 500 kalori daha az tükettiğiniz de 1 kğ verirsiniz. kalori yakmanın tek yolu daha az yemek değil elbette , bunu daha çok hareket ederek de yapabilirsiniz.

 Aktiviler sırasında harcadığımız kalori nasıl hesaplanıyor?
Yapılan aktivitemiz sırasında soluduğumuz oksijen miktarı o aktivite esnasında harcadığımız kaloriyi belirler.soluduğumuz her 1 lt. oksijen 4,8 kolori anlamına geliyor. Bu nedenle kondisyonunuz geliştikçe kendinizi fazla zorlamadan daha fazla oksijen soluyabilir,böylece daha fazla kalori ve yağ yakabiliyorsunuz.

 60 kg birisinin 10 dk da harcayacağı kaloriler aşağıda verilmiştir.

 Yürüyüş 65 Bisiklet 120
Jimnastik 90 Yoga 50
Tenis 80 Dans 60
Koşu 150 Yüzme 70
Voleybol 50 Kayak 70
Bilardo 30 Oturmak 10
Bilgisayar 20 Çocuk bakmak 40

     
 

 Bölgesel incelme için olmazsa olmazları

A-Bölgesel incelmenin %70’i Doğru beslenme ile olur.

1-Yeterli Protein alımı:

 Günlük Süt veya Yoğurt 3 bardak
Günlük Yumurta 1adt.
Günlük 1 kez 100gr Et tercihen beyaz.

 2-Başta kahvaltı olmak üzere düzeli 4 öğün beslenme:

 Kahvaltı: 08.00-09.00 arası
Öğle yemeği: 12.00-14.00 arası
İkindi: 15.30-17.00 arası
Akşam: 19.00-20.00 arası

 3-Glisemik yükü düşürün:

 Bunu başarabilmeniz için içinde un ve şeker bulunan besinleri daha seyrek tüketmeli, daha seyrek görmelisiniz.

 4-Optimum su tüketimi:

 Günlük 3 litre suyu yavaş için (adeta sıcak çay kahve içer gibi)

 5-Tuz alımını iyi yönetmeliyiz

 Yalnız görünür tuz değil görünmeyen tuzu da az almalı(Salça,peynir,zeytin,kuru yemişler … yani tuzlu her şey)

 6-Daha yavaş yemek yemek:

 Yavaş yemek insülin hormonunu azaltıyor. Bu hormonun vücutta azalması sıkılaşmayla özellikle karın bölgesinin sıkılaşmasıyla sonuçlanır. Yavaş yemek ise küçük ısırmakla olur.

 B-)Bölgesel incelmenin %25 ‘i doğru egzersizle olur.

 1-Sorunlu bölgeye uygun egzersiz,doğru şekilde, doğru sayıda,doğru ağırlıkta,doğru nefes alımı ile uygulanır.

 2-Uygun adım sayısı yakalanır.
Bu sayı kişi ye göre değişmekle birlikte ortalama 7-8.000 civarında dır.

 3-) Bölgesel incelmenin %5’i pozitif düşünce ile olur.

 1-Danışan kendisine ve ekibine güvenir.

 2-Sonucun kesinliğine inanır.

     
 

Daha çok yağ eritmek isteyenler için

1 – 9’a kadar kahvaltınızı bitirin.
2 – Süt, peynir ve yoğurt’un light olanını tercik edin.
3 – Hindi eti, tavuk göğüs eti, yağsız daha eti, dışında yağlı etler kullanmayın.
4 – Etli yemeklere kişi başı 1tatlı kaşığı ,etsiz yemeklere kişi başı 1 yemek kaşığı sıvı yağdan fazla ekleyin.
5 – Katı yağlardan uzak durun.
6 – Yürürken elinizde ağırlık olmasına gayret edin.
7 – Yavaş yürümeyin, yürürken nefes nefese kalmaya çalışın(dakikada en az 120adım.)
8 – Yağlı gıdalardan uzak durun.(Sucuk, salam, sosis, krema, kaymak, kuruyemiş, koyun eti, kuzu eti,çikolata …)
9 – Etli yemeklere daha az yağ koyun.
10 – Yeşil çay tüketin.
11 – Yürüyüşte veya egzersizden yarım saat önce L-Carnitine 500mg alın.
12 – Yürüyüşten önce sitrik asit alın (limon, sirke )
13 – Yavaş yiyin.
14 – Su için fakat yavaş için.
15 – Gündüz uyumayın, uzanmayın
16 – 8 saatten fazla uyumayın
17 – T.V, bilgisayar, karşısında geçen zamanı azaltın.
18 – Uyunmasa bile kanepede uzanmayın.
19 – Tuzu azaltın.(günlük en fazla 1tatlı kaşığı)
20 – Kızartmalardan uzak durunç
21 – Evde geçen zamanı azaltın.
22 – Asansör kullanmayın.
23 – Arabayı uzağa park edin ve adım atın (günlük en az 7000)
24 – Ara öğün tüketin (en az 4-5 öğün)

     
 

Kronik yorgunluk sendromu (Kansızlık)

Kansızlık
• Demir eksikliği ve diğer sebeplere bağlı kansızlık,yorgunluk sebebidir.
• Folik asit,B12 vitamini noksanlığı da kansızlık yapabilir.

Kafein
• Kafein yorgunluğu körükler.
• Gün içinde tükettiğimiz çay, kahve ve kola miktarlarını gözden geçirin.

 Enfeksiyonlar
• Brucella,verem,diş-boğaz-idrar yollarında yerleşik enfeksiyonlar,AİDS,herpes enfeksiyonlarında değişmez şikayet yorgunluktur.

 Kan basıncı
• Özellikle kan basıncı düşüklüğü, kan basıncı yüksekliğine göre yorgunluk hissinin oluşmasında etkilidir.
• Kan basıncını düşüren ilaçlarında yorgunluk yaptığı unutulmamalıdır.
• Bazı kalp kapak hastalıkları ve akciğer hastalıklarında yorgunluk yakınması olur.
• Kalp yetmezliğinde çok ağır bitkinlik halsizlik ve yorgunluk görülebilir.
• Kalp yetmezliği ile ilgili yorgunluğun diğer belirtileri ise ayaklarda şişme,nefes darlığı,kilo artışı,ödemdir.

 Uyku apnesi
• Uyku esnasında nefes durması sorunludur.
• Fazla kilo, burun-boğaz sorunu olanlar ve horlayanlarda sık görülür.
• Belirtisi, sabah uyanınca fark edilen yorgunluktur.

 Uykusuzluk
• Kalitesiz uyku yorgunluğun nedenidir.
• Uyku öncesi ağır bir yemek, yoğun egzersiz, fazla çay veya kahve tüketimi,istenmeyen bazı ruhsal sorunların oluşumu uykunuzu kaçırabilir ve ertesi gün yorgunluk hissi kaçınılmazdır

 Böbrek üstü bezi hastalıkları
• Böbrek üstü bezinin ürettiği hormonlar (kortizol gibi) su ve tuz dengesinde çok önemlidir.
• Bu hormonların yetersizliği kan basıncında azalma, iştahsızlık, kilo kaybı gibi belirtilerin eşlik ettiği ağır bir yorgunluğa yol açar.
• Hipofiz bezinin ve paratroid bezlerinin yetersizliğinde de yorguluk görülür.

Diyabet
• Kan şekerinin düzenli seyretmemesi yoğunluğa neden olur.
• Kan şekeri düzenlenmelidir.

     
 

 Kronik yorgunluk sendromu

Yorgunluk nedir?
• Genel bir bitkinlik, güçsüzlük ve enerjisizlik halidir.
• Şehir yaşamının getirdiği psikolojik ve motivasyonel sorunlar yorgunluğun önemli sebebidir.
• Çağdaş yaşam hızlı çalışmayı değil, neredeyse daha hızlı uyumayı zorunlu hale getirmiştir.
• Yeterli bir uyum ve dinlenmeyi ya da sıradan bir bedensel aktiviteyi izleyen güçsüzlük normal değildir.

Yorgunluk tipleri
• 3 tip yorgunluk vardır. Bedensel veya fiziksel yorgunluk,psikolojik yada ruhsal yorgunluk ve motivasyonel yorgunluk.
• Fiziksel yorgunluk,ağır bir çabayı gerektiren fazla bir bedensel aktiviteyi izleyen yorgunluktur.
• Ruhsal yorgunluk,konsantrasyon eksikliği ve belirli bir aktiviteye odaklanma noksanlığından kaynaklanır.
• Kişisel yetenek ve sınırlarınızı,bilmeden kapasitenizi zorlarsanız çöküntü ve depresyon kaçınılmazdır.
• Yetinmek sözü sizi dinlendiren sihirli bir anahtar olabilir.
• Motivasyonel yorgunluk,duygusal yada fiziksel aktivitelere katılma isteğinin azalmasıdır.

 Yorgunluğun sebepleri
• Stresin,bunaltının fazla olduğu bir yaşam tarzı,yoğun,inişli çıkışlı ve plansız iş hayatı,uyku kaybı,yetersiz ve kalitesiz uyku.

 Hareketsizlik

• Gereğinden fazla hareketsizlik,bitkinlik,güçsüzlük ve enerjisizlik duygusu uyandırır.
• Uzun dinlenmeler,uzamış tatiller,T.V karşısında geçirilen amaçsız boş saatler,ağır bir bitkinlik duygusu oluşturulabilir.

 Beslenme alışkanlıkları
• Besinleri yeterli miktarda olmamak uygun vitamin ve mineral desteğini düzenli kullanmamak,yeterince sıvı almamak bitkinlikle sonuçlanır.
• Bedeninize enerji ihtiyacını sağlayacak yakıtı temin etmelisin.
• Beslenme noksanlığından kaynaklanan yorgunluklar geçicidir.
• Yeterli ve dengeli beslenmeye, yeterince su içmeye özen gösteriniz.

 Guatr sendromu
• Troid bezi yetmezliği (hipotroidi) yorgunlukla sonuçlanır.
• Kilo alma, güçsüzlük, bellek zayıflaması, depresyon ve uyku eğilimi, soğuğa dirençsizlik, kas ağrıları, ses kalınlaşması, kabızlık, yorgunluğa eşlik eder.
• Kanda T3,T4,TSH hormonları incelenmelidir.

     
 

 İştahı kesmenin 18 yolu

1- Öğünleri saatinde yemek(5 saatten fazla aç kalamamak)
2- Yavaş yemek
3- Bol su içmek
4- Yürüyüş, bisiklet, hafif koşu gibi ağır olmayan ve uzun süre yapılabilen fiziksel aktiviteler yapmak
5- Koyu kepekli ekmek yemek
6- Mate çayı içmek
7- Diyafram nefesi almak (Burnundan nefes alıp, karnınızın şiştiğini görün, ağzınızdan nefes verin. Nefes verişiniz alışınızdan uzun olsun)
8- Glisemik indeks’i yüksek besinleri az tüketmek.(Beyaz ekmek, muz, patates, beyaz pirinç, şekerli gıdalar, unlu mamuller (beyaz un), şekerli içecekler, pasta, kek, kurabiye, patlamış mısır, çikolata, bal, reçel, marmelat)
9- Glisemik indeks’i düşük besinleri çok tüketmek.(Kepekli ekmek, süt ve süt ürünleri, meyveler (kabuğu ile tüketilebilenler), kuru baklagiller (kuru fasulye), nohut, mercimek)
10- Stresten uzak durmak, sinirlenmemeye çalışmak
11- Kahvaltıyı 9′a kadar bitirmek
12- Kendini ve vücudunu sevmek
13- Lokmaları çok çiğnemek
14- Az uyumak
15- Yemek yerken başka şeylerle değil yemekle ilgilenmek.
16- Doyduktan sonra sofrayı terk etmek
17- Arkadaşlarla sohbet etmek ve sosyal faaliyetlere katılmak
18- İştah açıcı besinleri düşünmemek, hakkında konuşmamak

     
 

 Diyaliz hastalarına özel menü seçenekleri

Not 1: Lütfen yemeklerinizi pişirirken hazır salça kullanın ev salçası hazır salçaya göre tuzlu olur.

Not 2: Gaz şikayetinizin yok edilebilmesi ve yeme miktarınızın kontrol edile bilmesi için yemeklerinizi çok yavaş yemelisiniz yavaş yemek için ise küçük çatal kullanmak çok işe yarar.

 KAHVALTI SEÇENEKLERİ: SAAT (07.00 – 09.00)

 1-) 2-3 yumurtalı tek sarılı menemen (az sebzeli)
1 yemek kaşığı Reçel veya bal +1 yemek kaşığı becel zeytin yağlı
Ekmek
Çay (1 bardak şekerli)

 2-) Peynirli tost (içine koyulan peynir az tuzlu ve 3 kibrit kutusunu geçmemeli)
1 Haşlanmış yumurta
Çay (1 bardak şekerli)

 3-) 1 haşlanmış yumurta
1 kibrit kutusu peynir(tuzsuz veya az tuzlu)
5-8 adet tuzsuz zeytin
1 yemek kaşığı Reçel veya bal +1 yemek kaşığı becel zeytin yağlı
Ekmek
Çay (1 bardak şekerli)

 4-) Tuzsuz yenir ile yapılmış 1-2 yumurtalı tek sarılı baharatlı naneli omlet
1 yemek kaşığı Reçel veya bal +1 yemek kaşığı becel zeytin yağlı
Ekmek
Çay (1 bardak şekerli)

 5-) Çılbır(2 yumurtalı,3 kaşık yoğurt ile hazırlanacak)
Ekmek

 ÖĞLE (Saat:12.30 – 01.00) VE AKŞAM (Saat: 06.00 – 08,00) YEMEĞİ SEÇENEKLERİ:

 1-) Ekmek arası sandiviç (köfteli veya tavuklu veya tuzsuz peynirli+becel sürülmüş veya yoğurtlu)
Meyve kompostosu(tercihen elmalı)

 2-) Sebze yemeği (haşlanıp suyu süzülmüş olacak ve hazır salça kullanılacak)

Çorba (mercimek çorbası hariç)
Yoğurt
Ekmek

 3-) Kahvaltı seçenekleri kullanılabilir

 4-) Yoğurt çorbası naneli (mercimek hariç diğer çorbalar da olabilir)
Ekmek
2-3 adet köfte (köfte yoksa yerine yumurta olur)

 5-) Pirinç pilavı veya zeytinyağlı dolma veya makarna
Tavuk veya köfte veya yoğurt
Meyve kompostosu (tercihen elmalı)

 6-) Etli – Pirinçli dolma
Çorba (mercimek çorbası hariç)
Yoğurt
Ekmek

 7-) AYDA 1-2 KEZ fırında balık
Çorba

 8-) Haftada 1 kez HAŞLANIP SUYU SÜZÜLMÜŞ Kuru fasülye veya nohut veya mercimek yemeği
Pirinç pilavı veya makarna
Ekmek
Çorba (mercimek çorbası hariç)

 9-) Haşlanmış kırmızı veya beyaz et (en fazla 3 veya 6 köfte büyüklüğünde )
Pirinç pilavı veya makarna
Ekmek
Meyve kompostosu (tercihen elmalı)

 10-) Mantı
Yoğurt
Çorba (mercimek çorbası hariç)

 İKİNDİ ÖĞÜNÜ (16.00 – 17.00)

 1-) Zayıfsanız nişasta peltesi tüketin (içine az muz veya elma veya tarçın veya karanfil ekleyebilirsiniz)
2-) Elma (kabuklarını soyun)
3-) Sütlü tatlı ve ya dondurma (idrar çıkışınız varsa rahat tüketebilirsiniz)
4-) Ekmeğinize yoğurt sürün
5-) Meyve kompostosu

 GECE ÖĞÜNÜ (23.00-24.00)

Zayıfsanız nişasta peltesi tüketin (içine az muz veya elma veya tarçın veya karanfil ekleyebilirsiniz)

     
 

 Diyet listeleri şişmanlatıyor mu?

3 Tane köre fili tanımaları için fırsat tanınmış. Birine hortumu, diğerine kuyruğu ve sonuncu köre de filin kulak kısmı verilmiş. Birinci kör; fil boru gibi bir şeydir demiş. İkinci kör; fil ip gibi bir şeydir demiş üçüncü kör ise fil kağıt gibi ince bir şeydir demiş.Oysa fil bu üç körün söylediğinden çok farlı bir canlı.

İnsanlara hiç bilmediği bir konuda işin sadece bir kısmını sunarsanız, özden uzaklaşır ve hatta zarar görebilir. Ben zayıflama tedavilerin de sunulan alternatif yolları bu şekilde görüyorum. Her bir yol; bütünün yani ideal kilo ve görüntüye ulaşmanın bir parçası, fakat bütün; çok farlı.

 Bu bilgi kargaşasından dolayı, insanlar zayıflamayı yanlış biliyor ve hatta başarısızlık durumunda, olmuyor deyip mevcut kilolarını içlerine sindirmeye çalışıyorlar. Örneğin diyet yapmak, bütünün en önemli parçası fakat tamamı değil. İdeal kiloda olmanız o diyet listesini tastamam uygulamanızla mümkün olamaz, mümkün olsa bile tekrar kilo almamanız verdiğiniz kiloyu korumanız bir mucizedir.

 Örneğin lahana suyu, yeşil çay, içilen detoks çayları, … medya bu argümanları o kadar abarttı ki artık insanlar bunları yapmadan zayıflanamayacağını düşünmeye başladı. O kadar bilgi kirliliği var ki toplumda, insanlar ne yapacağını şaşırmış haldeler. Bu kargaşada içinde özden uzaklaştık, obezite tedavisinde sorunun aldığımız kaloriyi azaltıp, harcadığımız kaloriyi arttırmak olduğunu unuttuk. Herkesin dilinde şu çay iştahı keser, şu bitki karışımı şu işe yarar gibi formüller var. Maalesef hiç birisi fili tarif etmiyor. Hatta bireyler bu önerilerle sağlık kazanmayı umarken sağlıklarından olabiliyorlar.

 Diyet listeleri de bana göre bu meyanda ele alınmalı. Belli bir menünün basmakalıp uygulanması, hem canımızı sıkar hem de bırakınca tekrar kilo almak kaçınılmaz hale gelir. Obezite tedavisi bir liste ile çözümlenmekten çok uzaktır. Örneğin atıştırma alışkanlığı olan birisine diyet listesi verirseniz daha fazla atıştıracaktır. Anemisi olan birisine diyet listesi verilirse daha fazla anemik olacaktır. Örneğin adım sayısı az olan birisine diyet listesi verirseniz aç kalacağı için daha az adım atacaktır ***yani hangi taraftan bakılırsa bakılsın obezite tedavisi menü listesi ile çözülemeyecek kadar karmaşık bir olgudur.Hatta menü vermek işin kolayına kaçmak olacaktır,kişiyi bezdirmekte cabası, kişi zayıflama işinin o menü sayesinde hallolacağını zanneder.

 Egzersiz konusu ayrı bir kargaşa; basmakalıp, kişinin fiziksel özellikleri göz ardı edilerek verilen egzersizler vücudumuza zarar vermektedir. Çünkü günlük adım sayısını arttırmadan önerilecek her türlü egzersiz yorgunlukla sonuçlanarak daha fazla hareketsizliğe yol açar, iştah kontrolü güçleşir veya egzersizi bırakınca kilo almak tekrar kaçınılmaz hale gelir. Size önerim elinizde diyet listesi varsa çöpe atın sizin fiziksel şartlarınız düşünülmeden dizayn edilmiş egzersiz programınız varsa uygulamayın çünkü her başarısızlık tekrar başlama azmini azaltıyor, tekrar kilo alımları ise kalp krizi geçirme riskini iki kat arttırıyor.

 Peki ne yapmalıyız dediğinizi duyar gibiyim. Çözüm tüm bu argümanları zamanında yerinde uygun dozda ve kişinin durumuna göre ayarlaya bilmektir. Tıpta bir kural var; her hasta kendi kitabını yazar.Birisi için fayda sağlamış yol diğeri için uygun olmayabilir hatta zararlı olabilir.

 Sizin notları kötü olan bir çocuğunuz olsun. Bu durumu düzeltmek için ne yaparsınız? Onu döver misiniz, yoksa sorunun nedenini bularak onu çözmeye mi çalışırsınız? Çocuğunuza şiddet uygularsanız sorun çözülmüş gibi görünür. Çocuk bir süre ders çalışır ama sonunlar çözülmediği için tekrar ders çalışmayı bırakır. İşte fazla kilolarımızı bizim yaramaz çocuğumuz gibi düşünürse sadece tek yol kullanmak, sorunu bilmeden uygulamalara başlamak onu dövmeye benzer. Bir miktar kilo verilse bile sonuç olarak başladığınız yerde bulursunuz kendinizi.

 Aşağıda; kilo sorunu olan okurlarımız için kontrol edilip düzenlenmesi gereken unsurları bulacaksınız. Sizden isteğim bu maddeleri gözden geçirmeden, kontrol etmeden daha doğrusu bu maddeleri sağaltım yapmadan zayıflama gibi multidisipliner bir konuyu çözmeye niyetlenmeyin aksi takdirde kendinizi başlangıç noktanızda ve hatta daha geride bulursunuz.

 * Öğün düzeni

 * Psikolojik durum ve duygulanım bozuklukları

 * Mineral dengesi

 * Günlük adım sayısı

 * Kadın hastalıkları

 * Uyku düzeni

 * Troid sorunları (haşimoto)

 * Yeme hızı

 * Sindirim sistemi sorunları

 * Tüm kansızlık çeşitlerinin araştırılması

 * İnsülin rezistansı

 * Leptin hormonu

 * Çinko eksikliği

 * Krom eksikliği

 * Alerji durumu

     
 

 Sıkılaşmak ve daha fit görünmek için basit öneriler:

1-Günlük 3 bardak süt veya yoğurt(600ml)
her gün yumurta(1-2 adet)
her gün 1 porsiyon et yemeği (100-150 gr) tüket.

2-Günlük 2-3lt. suyu yudum yudum iç.

 3-En geç 24.00’te uyu, kahvaltını 9,00 a kadar bitir.

 4-ADIMLARINI GÜNLÜK 7000 YAPMAK İÇİN OTURAN BİRİ OLMA,HEP YOLUNU UZAT,YÜRÜMEYE ALIŞ,GÜNDÜZ UYUMA UZANMA.

 5-En az 4 öğün beslen. Kahvaltı-Öğle-İkindi-Akşam

 6-GÜN AŞIRI 20-30 DK. KUM TORBASI İLE TEMPOLU YÜRÜYÜŞ YAPIN.

 7-Tuzlu yeme, hazır salça kullan, sofrada tuzluk bulundurma.

 8-YEMEKLERİNİ KÜÇÜK LOKMALAR HALİNDE VE YAVAŞ YE,
2 LOKMADA 1 YUDUM SU İÇ. BUNUN İÇİN KÜÇÜK ÇATAL KULLAN.

 9-Acıktıran besinleri çok iyi öğren ve onları görmemeye çalış, çünkü gördükten sonra yememeye çalışmak daha zordur.

 10-GÜNLÜK 3-5 PORSİYON MEYVEYİ SANA ÖNERDİĞİMİZ ÖĞÜNLER DAHİLİNDE TÜKET.

 11-Sana verilen 4 öğün saatine aç ulaşmaya gayret et.

 12-ÖĞLEN YEMEĞİNİ YEMEDEN EVDEN ÇIKMA, İŞLERİNİ ÖĞLEDEN SONRAYA ERTELE.

 13-Çok acıkıyor veya tatlı isteğin çok varsa sabretmek yerine nedenini bul.

     
 

 Unutkanlığı önlemenin ve zekayı geliştirmenizin 10 yolu

1- Ters el alıştırması

Sağ eliniz yerine biraz da sol elinizi kullanmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın, kalemi ters elinizle tutun gibi… Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.

 2-Çocuk oyunu alıştırması

 İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini artırırsınız. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, hafızanız her zaman canlı kalır.

 3-Harf alıştırması
Elinize bir gazete ve bir fosforlu kalem alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Mesela, çift ‘t’ ve ‘m’lerin üzerini işaretleyin. Böylelikle konsantrasyonunuzun ne kadar uyarıldığını hemen hissedecek-siniz. Bu, zihnin canlanmasını artırır.

 4-Polisiye alıştırması
“Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?” gibi, genellikle polisiye romanlarında sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplayın. Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz.

 5-Yürüyüş alıştırması
Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.

 6-Ressam alıştırması
Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır. Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.

 7-Ajan alıştırması
Bu alıştırmayı daha çok sokakta yapacaksınız. Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece hem kelime hazinenizi geliştirir hem de beyninizi canlandırırsınız.

 8-Resim alıştırması
Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine mum, kaktüs, yonca gibi semboller çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor. Ardından sembolleri sayılara göre ezberleyin. Bu alıştırmayla, zihninizde listeler oluşturmayı kolay başarırsınız.

 9-Otobiyografi alıştırması
Düşünün ki, hayat hikayenizi tekrar yazmanız gerekiyor. Burada, işe, gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz. Bunun için en yakın arkadaşınızı, tipini, sınıfınızın düzenini hatırlamanız gerekiyor. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.

 10-Hipnoz alıştırması
Özellikle stresli anlarınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok edersiniz. Mesela, “Benim için gerekli olan her şeyi biliyorum ve çok sakinim” cümlesini tekrarlayabilirsiniz.

     
 

 Bu kiloları siz aldınız siz vereceksiniz

İdeal bir kiloya sahip olmak, hareketlerimizi kısıtlayan yaşamı zorlaştıran fazla kilolardan kurtularak zarif bir görünüşe sahip olmak herkesin hayalidir.
Bu hayalin gerçek olması ise belli bi bedel ödemekten geçer. Bedeli ödenmeyen ve zahmet çekilmeden elde edilen mutluluklar maalesef ya buruk, ya da kalıcı olmayan mutluluklar oluyor.
Sizler zayıflama programına başlayarak bu bedeli ödemeye hazır olduğunuzu gösterdiniz ve fazla kilolara karşı ilk savaşı başlattınız tebrik ederiz.

Zayıflamanın Bedeli Nedir?
Bu bedel kilo almanıza yol açan nedenleri yok etmeye çalışmaktır.
Kişi zayıflama programına büyük bir azimle başlar. İlk günler çok iyi gitmektedir. Artık kişi kendini daha hafif, daha zinde ve daha huzurlu hissetmeye başlamıştır. Ve genellikle ilk kontolde büyük bir sevinçle ayrılır hastaneden. Çünkü ilk haftada 3-4 kilo vermiştir.
Bu moral sayesinde nasıl olsa kilo veriyorum biraz kaçamak yapabilirim diye düşünür çünkü çevresi devamlı diyeti bozması konusunda baskı yapmaktadır. Bu baskılara fazla dayanamaz ve diyet dışı kaçamaklar başlar. Bu kaçamaklar daha çok ilk hafta hiç tüketmediği şeker ve şekerli tatlılardır. Kişi gitgide kaçamaklara alışmış ve ilk kaçamak yaptığındaki suçluk duygusu giderek kaybolmuştur. Diyet dışı kaçamaklardan dolayı artık öğün atlamaya da başlamıştır. (İkindin vakti tatlı yedim onun yerine akşam yemek yemeyebilirim gibi..) Böylece diyet altüst olur, kendini kötü hissetmeye de başlamıştır. Öğün de atladığı için açlık oluyor bu açlığın verdiği ıstırapla artık diyet bir işkence olmaya başlıyordur.
Hemen hemen çoğu hastada bu durum mevcuttur. İlk kaçamak (özellikle şeker ve şekerli tatlılardan) kişiyi neredeyse diyeti bırakma noktasına getirir. Artık hasta kontrolleri aksatmaya da başlamıştır çünkü kilo veremiyordur artık.
. Bizim sizlere tavsiyemiz hiç kaçamak yapmadan (yapılacaksa meyve-sebze yenebilir) diyeti uygulamak şeklindedir.

 Şimdi Kaçamaklardan Kaçınmanın Yollarını Sıralayabiliriz
1- Öncelikle zayıflamaya kararlı olun ve bu kararınızı çevrenizdekilerle paylaşın.
2- Çevrenizdeki insanların diyetinizi bozmasına kesinlikle izin vermeyin. Çünkü diyetinizi bozmanızı isteyen aynı kişi sizin kilolarınızla alay eden kişi olabilir. Ayrıca onlar sizin şişmanlıktan neler çektiğinizi bilmez, belki üzerinde sizinki kadar fazla kilo yoktur. Bu nedenle ne olursa olsun diyetinize sadık kalın.
3- Diyetin ilk günleri vücut şekerli gıdalar isteyecektir. Hazırlıklı olun. Eğer ilk günden dayanamaz şekerli gıdaların birazcık ucundan tadarsanız vücudunuz tekrar tekrar şeker isteyecektir. Bu nedenle çok kararlı olmalısınız. Vücudunuzun bu ısrarı 15-20 gün sürebilir. 15-20 gün sonra artık vücudunuz size kaçamak yapmanız konusunda ısrar etmez.
4- Karşımıza sakıncalı yiyeceklerden biri gelirse şöyle düşünün “Bunu yemezsem zayıflarım” artık zayıflamanın bedeli sizin sadece o besini yememektir. Hemen bulunduğunuz ortamdan uzaklaşarak bolca su içip yürüyüşe çıkın. Daha sonra büyük bir rahatlık ve huzur hissettiğinizi göreceksiniz.
5- Günlük 30 dakikalık yürüyüşleri ihmal etmeyin ve yürüyüşlere hiçbir zaman 2-3 gün ara vermeyin. Spor yapmak diyete uyumunuzu arttıracaktır. Ayrıca yürüyüşlerinizi sabah ve akşam yapmaya gayret edin. Yürüyüşlere tok karna çıkın.
6- Bol bol su için elinizde her zaman su şişesi bulunsun.
7- Diyetisyen kontrollerinizi aksatmamaya gayret edin. Çünkü bu kontroller moralinizin devamlı yüksek kalmasını sağlayacaktır.
8- Diyetin ilk gününden bel ve kalça çevrenizi ölçerek bir yere not edin ve bu ölçüleri 15 güne bir tekrarlayın ne kadar inceldiğinizi göreceksiniz.
9- Belli aralıklarla bize telefon edin.(Özellikle moralinizin kötü olduğu ve açlık duyduğunuz zamanlarda)
10- İştah açan yiyecekleri göz önünde bulundurmayın ve eski tatlıları aklınıza bile getirmeyin. Bu durum sizi acıktırabilir.
11- Bol bol şekersiz açık çay ve kahve tüketin.
12- Proteinli besinleri zayıflama ilacı olarak düşünün ve öğün saatlerini kesinlikle geçirmeyin. Bu sayede açlık hissetmediğinizi göreceksiniz.
13- Sofrada tek tabaktan birlikte yemek yemeyin diyetinizdeki besinler ile kendinize ayrı bir sofrada hazırlayarak yavaş yavaş yiyin.
14- Zayıflamakla elde edeceklerinizi düşünün dört elle diyetinize sarılın (rahat yürümek, zarif elbiseler giyinip zarif görünmek, hastalıklardan korunmak gibi)

 Önünüzde İki Yol Var:
Ya katlanmak zorunda olduğunuz kilolarınızla ıstırap çekmeye devam etmek ya da diyetinize kilolardan çektiğinizden daha az bir sıkıntıyla zayıflamak.
Birinci yolun sonu; sağlıksız zor bir hayat, ikinci yolun sonu ise sağlıklı ve rahat bir yaşam. SEÇİM SİZİN…

 Zayıflama Diyetiniz Süresinde ve Sonrasında Hep Yanınızda Olduğumuzu Unutmayın…

     
 

 Su içmeniz için 46 neden

1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz.
2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce bastırır, sonra öldürür.
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji üretir, bize yaşam gücü verir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir yapıştırıcıdır.
6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı güçlendirir.
8- Bütün besinlerin, vitamin ve minerallerin temel çözücüsüdür. Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metabolik aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji değeri yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli öğelerin emilimini artırır.

11- Bütün öğelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazların vücuttan atılmaları için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve atılmaları için karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt ağrılarının oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları” na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için vazgeçilmezdir.
21- Düşünme basta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer norotransmitterlerin (sinir ileticileri) üretimi için vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün hormonların yapımı için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaslılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.

31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, losemi ve lenfoma oluşumunun önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş basmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidratasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
39- Dehidratasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu iktidarsızlık ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt edebilirsiniz.
41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.
42- Dehidratasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonların bütünleştirir. Karar verme ve hedefleri belirleme yeteneğini arttırır.
45- Yaşlılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multiplskleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın giderilmesine yardımcı olur.

     
 

 Bölgesel incelmek için nasıl beslenmeliyim

 Bölgesel incelme için olmazsa olmazlar

 A-Bölgesel incelmenin %70’i Doğru beslenme ile gerçekleşir.

(muayene raporunuz bölgesel kilo sorunlarınız için en uygun beslenme programını oluşturmaktadır.)

 1-Yeterli Protein alımını sağlamalısınız bunun için

 a-)Günlük 3 bardak Süt veya Yoğurt tüketin

 b-)Günlük en az 1adet Yumurta tüketin.

 c-)Günlük 1 kez 100gr Et tüketin tercihen beyaz et.

 2-Başta kahvaltı olmak üzere düzeli 4 öğün beslenin:

 Kahvaltı: 08.00-09.00 arası

 Öğle yemeği: 12.00-14.00 arası

 İkindi: 15.30-17.00 arası

 Akşam: 19.00-20.00 arası

 3-Glisemik yükü düşürün:

 Bunu başarabilmeniz için içinde un ve şeker bulunan besinleri daha seyrek tüketmeli, daha seyrek görmelisiniz.

 4-Optimum su tüketimini sağlayın:

 Günlük 2 – 3 litre suyu yavaş yavaş için (adeta sıcak çay kahve içer gibi)

 5-Tuz alımını iyi yönetin:

 Yalnız görünür tuz değil, görünmeyen tuzu da az almalısınız.

 (Salça,peynir,zeytin,kuru yemişler … yani tuzlu her şey)

 6-Daha yavaş yemek yemelisiniz:

 Yavaş yemek insülin hormonunu azaltıyor. Bu hormonun vücutta azalması sıkılaşmayla özellikle karın bölgesinin sıkılaşmasıyla sonuçlanır. Yavaş yemek ise küçük ısırmakla olur.

  B-)Bölgesel incelmenin %25 ‘i doğru egzersizle olur.

 1-Sorunlu bölgeye uygun egzersiz,doğru şekilde, doğru sayıda,doğru ağırlıkta,doğru nefes alımı ile uygulanır.

 2-Uygun adım sayısı yakalanır.

 Bu sayı kişi ye göre değişmekle birlikte ortalama 7-8.000 civarında dır.

 C-) Bölgesel incelmenin %5’i pozitif düşünce ile olur.

 1-Danışan kendisine ve ekibine güvenir.

     
 

 Kilo vereceksem yavaş yemeliyim

Ayrı tabakta ve tüm menüyü önümüze ayırma prensibi

Kendimize özel mümkün olduğunca ufak tabaklar seçerek,menüde yer alan besinlerin hepsini önümüzde bulundurarak yemeği ne kadar yediğimizin farkına varabiliriz.

Yemek öncesi rahatlama prensibi

Rahatlamak derin ve diyaframdan nefes almakla mümkün olur.Yemek öncesi burnumuzdan derin bir nefesi karnımıza çekmeli (karnınızın şiştiğini lütfen gözünüzle görün)sonra ağzınızla nefesi kontrollü ve nefes aldığınız süreden daha uzun bir sürede veriniz.Bunu en az 5 – 10 kez tekrarlamak yavaş yemek yedirecektir.

Yalnız yemekle ilgilenmek

Sofrada başında sohbete dalmak ,TV seyretmek ,gazete okumak ,ailevi sorunları yemek masasında çözmek gibi yemekle ilgimizi azaltan ve hızlı yememizi sağlayan davranışlardan uzak durmalıyız..

Aç kalmama prensibi

Sofraya aç ulaşan kişiye yavaş ye demek çok zordur. Çünkü kişi doyamayacağını zannettiği için büyük bir hızla yiyecekleri midesine götürmeye çalışır.

Stresliyken sofraya oturmama prensibi

Bu gibi durumlar yemeği ne hızla yediğimizi, ne kadar yediğimizi, hatta ne yediğimizi unutturabilir. Bu gibi durumlarda öğün atlamanızı tavsiye ederiz. Stresli kişinin sofraya oturması hızlı yemesini gerektirir.Yemekte rahatlamayı arayacağı kesindir.

Ağzındaki lokmayı bitirmeden ikinci lokmayı almama prensibi

Yavaş yemede çok etkili olan bu yol pratik ve kolay uygulanabilecek bir prensiptir istediğiniz taktirde bunu başarabilirsiniz yeter ki isteyin.

     
 

 Kilo vereceksem yavaş yemeliyim

Çevrenizdekileri uyarın

Sofraya oturmadan önce “hızlı yersem beni uyarın” komutunu birlikte yemek yediğiniz insanlara verin. İnanın onlar sizi büyük bir itina ile takip eder, hızlı yediğiniz zaman gerekli uyarıyı yaparlar.Ama uyarılınca kızmayın çünkü onlar görevini yapıyor.

 Hatırlatıcı imgeler

 Yemek yemeden önce yapacağınız çeşitli şeyler yemek esnasında yavaş yemenizi sürekli hatırlatacaktır. Örneğin Abdest almak, sağ elimize yüzük takma,sofraya mum yakmak, yemek öncesi şapka takmak,saatinizi sol koldan sağ kola takmak,pantolon kemerinizi yemekten önce iyice sıkıştırmak,yemek öncesi dişlerimizi fırçalamak,yemek öncesi elimizi yüzümüzü sabunla yıkamak,yemek öncesi dua okumak gibi.

 Sofradan kalkma prensibi

 Her şeye rağmen halen hızlı yediğinizi fark ettiğiniz an ,iki üç dakikalığına sofradan kalkın ve yavaş yemek üzere tekrar sofraya dönün. Bu sizin yavaş yemeyi iyice pekiştirmeyi sağlayacaktır.

 Yukarıda sıraladığımız kurallar istemeniz ve uygulamanız durumunda size kesinlikle yavaş yemek yedirecektir. Fakat bazı kişiler hızlı yemeyi rahatlama aracı gördüğü için yavaş yiyerek rahatlamayınca belli bir stres olacaktır. Bu geçici bir durum ve davranışlarınızın değişmeye başladığını gösteren bir işarettir.

 Bu kuralları uygulayarak yavaş yemeyi öyle öğreneceksiniz ki ,hızlı yemek yemenizin icap ettiği zaman,hızlı yemek yiyemediğinizi görürsünüz .Ama kendinize sınırsız şans tanıyın 1 – 2 kere deneyip olmadı başaramadım demeyin.Unutmayın uzun yıllar hızlı yemek yemeye alışan kişinin birden yavaş yemek yemeyi öğrenmesi zaman ister.

 Unutmayın ; besinleri hızlıca yemek tatlı yemek veya yağ miktarı yüksek bir besin yemek kadar kilo aldırır.

     
 

 Kilo vereceksem yavaş yemeliyim

Hızlı yemek bir alışkanlıktır. Bazen insanın yaşam temposu bunu gerektirir, bazen insan yaşamdan elde edemediği arzularını yemekle bastırmaya çalışır,bazen kişinin çevresi hızlı yediği için o da hızlı yemek yer. Ama bir şekilde kilolu insanlar, yaklaşık % 85 -90’ı hızlı yemek yer.

Peki bu alışkanlıktan vazgeçmek mümkün mü? Aşağıda sunacağımız prensipler yavaş yemeğe başlamanızı ve yavaş yemeyi devam ettirmenizi sağlayacak. Fakat en önemli nokta “kişinin yavaş yemeyi istemesi” eğer yavaş yemek istiyorsanız aşağıdaki tedbirleri uygulayın.

 Bir davranışın alışkanlık olabilmesi için çok sık tekrar edilmesi ve bu davranışının ödüllendirilmesi gerekir.Yavaş yemeğe alışmak 1 – 2 kez tekrarla olmaz,kişinin yavaş yemeyi öğrenmesi için en azından 1-2 hafta aşağıdaki tedbirleri uygulaması gerekir.

 Yemeğe saygı duyma prensibi

 Besinler, bize bahşedilen en büyük nimettir. Besinler bizim yaşam kaynağımızdır. Onlar olmasa hayat da olmaz. Bu nedenle besinlere nazik davranmalı,bu nezaketimizi de onları yavaş yiyerek göstermeliyiz.

 Besinlerin tadını beyninde hissetme prensibi

 Besinlerin tadını dilimiz alır. Fakat hızlı besin tüketimlerinde besin dille az temas ettiği için yemeğin tadına varmak çok fazla miktarda besin tüketmekle olur. Bu nedenle onların tadını beynimizde hissederek yemek için lokmayı ağzımızda daha uzun süre tutmamız ve “besin tadını hissediyorum” bilinciyle yemek yememiz gerekir.

 Lokmaları küçük alma ve bıçak kullanma prensibi

 Bu yol yavaş yemede çok etkilidir. Yemeği küçük lokmalarda almak için, küçük çatal kullanmalıyız. Ayrıca çatalı ağzımıza yavaş yavaş götürmekte, yavaş yemede yardımcıdır. Bıçak olan sofrada besinleri parçalamak için çaba harcarız bıçak sayesine parçalanan lokmalar hızlı bir şekilde tokluk sağlayacaktır.

     
 

 Trafik lambaları diyeti yeşil ışık

Bu ışıkta yağ içeriği az olan besin veya yemekler yer alır.Yağdan fakir beslenme, kilo almayacağınızın göstergesidir.Yeşil ışıktaki besinler kilo verme programında tüketilmesi gereken besinlerdir.
Bu ışıktaki besinlerin hızlı bir şekilde ve fazla miktarda tüketilmesi pek kilo aldırmaz. Fakat kilo vermenizin durmasına neden olur.
Az yağlı terimi ve parantez içindeki maksimum (max) terimi, sarı ışıkta tarif edildiği şekliyledir.
Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için aşağıdaki besinlerle birlikte en az haftada 2-3 gün 45’ er dakika egzersiz yapmalısınız.
Kişinin oburluğunu, atıştırma isteğini bu besinlerle gidermesi doğru değildir. Yalnız acıkınca ve öğün saatlerinde yenmesi gerektiği kişi tarafından öğrenilmelidir. Bilinçsizce ve sınırsız tüketimler kesinlikle yasaktır.Bu ışıktaki besinler daha kaliteli ve sağlıklı yaşamı idame eder.
• Sebze yemekleri(az sıvı yağlı, susuz, çatalla)
• Közlenmiş karnıyarık-
imam bayıldı(az yağlı)
• Bamya yemeği-
Hazır çorbalar(az yağlı)
• Makarna(yağsız-sebzeli-ketçaplı olabilir)
• Tercihen esmer Pirinç pilavı (nohutlu az yağlı)
• Dolmalar(dana etli yağsız)
• Zeytinyağlı dolmalar(esmer pirinç ile az yağlı)
• Kurufasulye-
Barbunya(az sıvı yağlı)-
Bulgur
• Mercimek (kırmızı-kara)-
Nohut (az sıvı yağlı)
• Kahvaltı gevrekleri(max bir kase)
• Bezelye-
Soya fasulyesi-Soya-
Az yağlı piyaz
• Çorbalar(et susuz-az sıvı yağlı-üzeri yağsız)
• Fırında derisiz büyük balık(bol yağsız salata ile)
• Peynirli yağsız makarna(light peynirle)
• Sütlü tatlılar(light süt ile-pirinçsiz-max 1 kase)
• Aşure(az şekerli-bol kuru baklagil-max 1 kase)
• Yağsız salata çeşitleri(patates hariç)
• Çılbır-
Cacık (light yoğurt ile)-
Yağsız acı soslar
• Az yağlı menemen-
omlet (max çift yumurtalı)
• Tavuk göğüs eti-
Hindi eti
• Kepek-Kepekli un
Kepekli makarna
• Derisiz tavuk but(salata ile-yağsız)
• Dana pirzola-
Kara ciğer(salata ile-yağsız)
• Dana-tavuk-hindi eti ile soteler (az yağlı-bol sebzeli)
• Fırında dana köfte-Yağsız haşlanmış içli köfte
• Dana-tavuk-hindi eti ile kavurma (az yağ-bol sebzeli)
• Yağsız hindi-Tavuk burger(max 2-3 adet)
• Etli pide(tam yağsız dana etiyle yapılmış-sebzeli salata ile)
• Esmer şeker-Hindistan cevizi
• Konserve mısır-Mısır unu
• Saç böreği(yağsız-sebzeli-bol salata ile)
• Tüm çiğ sebzeler-Soğan-Sarmısak-Mantar
• Çarşı böreği(yağsız-bol salata ile)
• Yağsız tepsi böreği (bol salata ile)
• Light peynir-Light kaşar peynir-Light yoğurt
• Bitter çikolata(günde max 1-2 parmak)
• Çökelek-lor peynir
• Light süt-
Light kola
• Haşlanmış rafadan yumurta
• Hindi sucuk-hindi salam
• Light çokokrem
• Diyet reçelleri(max bir yemek kaşığı)
• Pastırma-Çemen (tuza dikkat)
• Light meyve suları-Light sorma şekerler
• Koyu kepekli ekmek
• Simit(az susamlı)
• Meyveler(muz,üzüm,incir,kavun,dut hariç)
• Light dondurma-Light süt ile salep
• Kahve-Çay-Bitki çayları
• Salça-Şalgam suyu-Light kefir
• Diyet bisküviler-kekler(max. 1 paket)
• Yağsız kek-poaça(kepekli un ile-max 1)
• Kepekli gevrekler(yağsız-koyu)
• Galeta-Leblebi
• Kurutulmuş meyveler(üzüm-incir-dut hariç)
• Haşlanmış mısır
• Kısır(yağsız bol domatesli)
• Vanilya-Kabartma tozu
• Yulaf ezmesi
• İncir-Hurma(max 4 adet

     
 

 Trafik lambaları diyeti sarı ışık

Bu ışıkta yağ içeriği orta düzeyde olan besin veya yemekler yer alır.Aşağıdaki besinlerin hızlı ve çok miktarda tüketilmesi kilo almak ile sonuçlanabilir.

Yağın orta düzeyde alınması kilo vermek için egzersizi şart kılar. Yani bu ışıkta yer alan yiyeceklerle birlikte kilo vermek istiyorsanız; haftada en az 4-5 gün egzersiz yapmalısınız.

Bu ışıktaki besinler daha çok kilo koruma programı için uygundur. Az miktarda tüketilirse kilo da verilir. (Lütfen parantez içinde yazılı bölümleri dikkatle okuyun)

 Az yağlı demek, yemek yiyen her kişi için; yemek etsiz ise 1-1.5 yemek kaşığı, yemek etli ise yarım-bir yemek kaşığı sıvı yağ ilave edilmiş yemektir.

Aşağıdaki besinler bilinçsizce ve sınırsız tüketilecek, oburluğun ve atıştırma isteğinin karşılanacağı besinler kesinlikle değillerdir.

 Aşağıda bazı besinler için maksimum (max) tüketilebilecek miktarlar verilmiştir.Bu miktarlar bir öğünde veya bir seferde tek tüketimlik miktarlardır. Yani tek öğünde veya seferde 2 kez maksimum miktar tüketilemez. Gün içinde ise maksimum miktarlar en fazla 4-5 kez aşılabilir. Bunun dışındaki miktarlar hareketsiz iseniz kilo almanıza yol açabilir.

 Bu ışıktaki besinlerin ayrı tabaklarda (kişinin o öğün yediği tüm yemek miktarlarının kişi tarafından görülmesi için) tüketilmesi, ortadan salata dahi olsa alınmaması gerekir. Yani tabildot usulü yemelisiniz.

• Sebze yemekleri(az yağlı)
• İmam bayıldı-Karnıyarık(az yağlı)
• Haşlanmış içli köfte
• Haşlanmış Patates(bol salata ile)
• Patates yemeği(az yağlı-bol sebzeli)
• Makarna(az yağlı-bol sebzeli)
• Pirinç pilavı(nohutlu-az yağlı)
• Esmer pirinç pilavı(az yağlı salata ile)
• Dolmalar(dana etiyle yapılmış)
• Diyet kızartmalar(az yağlı-bol domatesli)
• Kurufasulye-Nohut(az yağlı)
• Mercimek(az yağlı)
• Çorbalar(az yağlı-üzeri yağsız)
• Yoğurtlu mantı(sosu, az yağlı)
• Tüm balık çeşitleri(fırında-derisiz)
• Light ton balığı
• Normal ton balığı(yağı iyice süzülmüş)
• Bulgur pilavı(az yağlı-kurubaklagilli)
• Fırında sebzeli köfte(dana etiyle)
• Izgara köfte(dana etiyle yapılmış)
• Kebap(pidesiz,yağsız et ile)
• Tavuk but (derisiz)
• Tavuk göğsü (derisiz)
• Fırında makarna (az yağlı)
• Pişmaniye(az yenmeli)
• İrmik Hel.(az yağlı-az şekerli-max 5 kaşık)
• Un Hel.(az yağlı-az şekerli-max 5 kaşık)
• Sütlü tatlılar(az yağlı süt ile-az şekerli)
• Tel kadayıf(az yağlı-az şekerli)
• Revani(az yağlı-az şekerli-max 1 dilim)
• Margarinler
• Baklava(az yağlı-az şekerli-max 2 adet)
• Aşure(az şekerli-bol kurubaklagilli)
• Güllaç(yarım yağlı süt ile)
• Kuskus(az yağlı)
Erişte pilavı(az yağlı-bol salata ile)
• Salata çeşitleri(az yağlı)
• Çılbır (az yağlı)
• Omlet (az yağlı)
• Menemen(az yağlı)
• Cacık (bol sebzeli)
• Sakatatlar-Kokareç-İşkembe, Çorbası
• Et soteler-Kavurma(az yağlı-bol sebzeli)
• Yağsız koyun eti(bol salata ile)
• Tavuk-hindi burger(bol salata ile)
• Dana pirzola-Yağsız iskender
• Bol sebzeli yağsız döner(tercihen tavuk)
• Sebzeli pizza
• Hamburger(mayonezsiz-az yağlı)
• Derisiz tavuk ile arabaşı çorbası
• Çiğ köfte
• Kumpir(mayonezsiz-yağsız)
• Saç böreği-Gözleme(az yağlı-max 2 adet)
• Sigara böreği(az yağlı-max 1 adet)
• Yufka(yağsız bol salata ile)
• Lahmacun(az yağlı-bol sebzeli-max 2)
• Yağsız Mevlana-Çarşı böreği (salata ile)
• Muz
• Üzüm
• Kavun
• Kuru İncir
• Hurma
• İğde
• Dut
• Krep
• Zerde
• Acı soslar(iştah açabilir)
• Höşmerim(az yağlı-az şekerli-max 4 kaşık)
• Çokokrem(max 1-2 yemek kaşığı)
• Kaymaksız yoğurt
• Ayran-Kefir
• Yarım yağlı süt
• Meyve suları(taze sıkılmış veya hazır)
• Simit
• Beyaz ekmek(max yarım)
• Kepeği az ekmek(max yarım)
• Bitter çikolata(günde max 2-3 parmak)
• Dondurma(normal)
• Atabarı(max 3 adet)
• Piko(max 3 adet)
• Light Çikolata(max 40 gr.)
• Limonlu-elmalı diyet bisküvi (max 1 paket)
• Pötibör bisküviler(max 6 adet)
• Az yağlı poaça(max 1-2 adet)
• Tandır gevreği
• Normal kola
• Gazlı içecekler
• Normal kepekli gevrekler
• Fındık(max 1 avuç)
• Kuru üzüm(max 2 avuç)
• Şehriye(tel veya arpa)
• Kestane(max 8-10 adet)
• Kısır(az yağlı bol sebzeli-domatesli)
• Yağsız bazlama(max 1 adet-bol salata ile)
• Kabak tatlısı(az şekerli)
• Sorma şekerler
Pasta-kek-kurabiye(az yağlı-kepekli un ile
• Az şekerli-meyveli(max 1-2 adet)
• Yapay tatlandırıcılar(max 8 adet/gün)
• Sıvı yağlar(zeytin-ayçiçek-mısır)
• Beyaz un-Milföy hamuru
• Susam
• Çörek otu
• Bamya çorbası(az yağlı-dana etiyle)
• Toz şeker(max 2-3 yemek kaşığı)
• Salep(yarım yağlı süt ile)
• Kakao
• Light mayonez(az ve seyrek yenmeli)
• Az yağlı tepsi böreği(max 2 adet)
• Kompostalar(az şekerli)
• Kahvaltı gevrekleri(müsli-cornflex)
• Kaşar peyniri
• Zeytin (normal yağlı)
• Beyaz peynir (normal yağlı)
• Küflü peynir (normal yağlı)
• Az yağlı sahanda yumurta
• Haşlanmış yumurta
• Salam (normal yağlı)
• Sosis (normal yağlı)
• Sucuk (normal yağlı)
• Ceviz(max 5 adet)
• Kabuksuz Fıstık(max 1 avuç)
• Badem-Badem şekeri(max 8-10 adet)
• Ayçekirdeği
• Şam fıstığı
• Kabak çekirdeği(MAX 2 AVUÇ)
Normal Pastalar(max 2 çeşit)
• Meyve reçelleri(az şekerli)
• Bal
• Pekmez
• Marmelat

     
 

 Trafik lambaları kırmızı ışık

Bu ışıkta yağ içeriği yüksek besin veya yemekler yer alır.Vücudumuza aldığımız yağ oranında kilo alır veya mevcut kilomuzu koruruz.

Yemek yapma biçimimizde değişiklik yapmak, örneğin kızartmalardan kaçınmak, yemek hazırlamada fırında-ızgara-buğulama yöntemlerini tercih etmek, yemeklere az yağ eklemek ve bunu ömür boyu benimsemek diyet ve egzersiz yapmaktan, daha önemli ve gereklidir. Çünkü insanlar az yağlı yemek için diyete başlamayı veya diyette olmayı bekliyorlar.”Nasıl olsa Diyette değilim yağlı yiyebilirim” gibi.Unutmayın Diyet yaşam tarzınız olmadıkça, ideal kiloda sizin olmayacaktır.

 Tadına bakmak dışında “Aşağıdaki yiyecekleri yemek ya da ideal kiloda olmak” birini tercih edin. Tadına bakmaktan kastımız en fazla 4 lokma almaktır.

 Bu ışıkta yer alan yiyecekler, egzersiz ile yaktığınız yağın fazlası ile vücudunuza alınmasını sağlar.

Kırmızı ışıktaki besinler, yalnız kilo vermek veya kilo korumak için değil, daha rahat, daha kaliteli yaşam ve daha sağlıklı bir ömür sürmek için tüketilmemesi gereken besinlerdir.

• Koyun Peyniri
• Sahanda bol tereyağlı yumurta
• Kaymak-Krema-Süttozu-Kremşanti
• Koyun yoğurdu-Koyun sütü
• Kuyruk yağı-İç yağı-Tereyağ
• Çokokrem-Fındık ezmesi
• Mayonez
• Cipsler
• Kremalı pasta-Yaş pasta
• Çikolata-Gofret-Lokum
• Çok yağlı poaçalar
• Alkol
• Fıstık-Fındık-Ceviz-Şam fıstığı
• Tüm şerbetli hamur tatlıları
• Yağlı patlamış mısır-Soslu mısır
• Ay çekirdeği-Kabak çekirdeği
• Çok yağlı kısır-batırık
• Yağ sürülmüş bazlama
• Yağda kızarmış karnıyarık-İmam bayıldı
• Kızartmalar (biber-patlıcan-patates-kabak)
• Sebze yemekleri(çok yağlı)
• Makarna(çok yağlı)
• Pirinç pilavı (çok yağlı)
• Bamya çorba (çok yağlı)
• Zeytinyağlı dolma (çok yağlı)
• Etli dolmalar (çok yağlı)
• Et suyu-Et suyu tableri
• Sarmalar (çok yağlı)
• Rus salatası
• Çorbalar (üzerine yağ ilave edilmiş-çok yağlı)
• Mantı(bol yağlı sos ile)
• Balık derisi-Tavuk derisi
• Konserve Ton balığı yağı
• Yağda kızarmış köfteler
• Yağlı kebap türleri
• Bol tereyağlı irmik ve un helvası
• Künefe-Çok yağlı tel kadayıf
• Baklava-Tulumba tatlısı
• Tahin helvası
• Erişte pilavı (çok tereyağlı)
• Çılbır (çok tereyağlı)
• Tavuk kanat
• Kuzu pirzola-Koyun pirzola (yağlı etler)
• Et soteler (yağlı et ile çok yağlı)
• Yağda kızarmış balık
• Koyun eti
• İskender (çok yağlı-soslu)
• Çok yağlı çarşı böreği
• Çok yağlı saç böreği
• Koyun veya kuzu etli etli pide
• Tahinli pide-Katmer
• Yağlı Krakerler(tatlı veya tuzlu)
• Çok yağlı veya kızarmış sigara böreği
• Çok yağlı tepsi böreği
• Normal pizza(çok miktarda ve sık tüketilirse)
• Kızarmış yağlı içli köfte-Kadınbudu köfte
• Turşu(ödemi olanlar için)
• Susamlı yağlı gevrekler

     
 

İştahınızı kontrol altına almak için Yaz Çayı

 Yaz sıcaklarında hem serinlemek hem vücudunuzdaki ödemlerden kurtulmak için iştahınızı kontrol altına almak ister misiniz? İşte size hem serinletici hem sağlıklı bir karışım sunuyoruz afiyet olsun.

 2 Litre Soğuk Suya Aşağıdakileri Koyup Kaynatın;

 2 ADET KABUK TARÇIN

 YARIM YEŞİL ELMA (Dilimlenmiş)

 Kaynayan Karışımın Altını Kapar Kapamaz Ağzı Bağlı tülbent in içine Aşağıdakileri Atın.ve 1 tutam da ayrıca taze nane ekleyin

 2 YK YEŞİL ÇAY(yaseminli olsun olmazsa içine 1y.k yasemin ekleyin)

 2 YK SİLME REZENE veya ANASON

 1 TUTAM IHLAMUR veya PAPATYA

 2 YK FUNDA YAPRAĞI

 Tülbent i 3-5 Dk Suda Bekletip Tülbent i İyice Karışımın içine Sıkın tülbenti alın naneler içinde kalsın.

 Karışım SOĞUDUKTAN Sonra; Üzerine Yarım çay bardağı limon suyu Ekleyin

 İsteğe Göre İçine ; 2-3 Y.K bal veya 2-3 Y.K. Esmer Şeker veya 2 Adet Yeşil Elma

 Suyu veya 3 Adet Şeftalinin suyunu ilave edin

 Not: soğuk içmek isterseniz üzerine buz ilave edin.

     
 

 Yağsız ve rahat bir yaşam sürmek için

· Çiğneyin-Çiğneyin: Bunu daha fazla abartamam. Diyet yapanların en büyük yardımcısı yavaş yemektir. Unutmayın; her lokmada daha büyük zevk alacaksınız.

· Bol Bol Salata Yiyin: Tabağınızı marul, domates, havuç, turp, maydonoz, salatalık, yeşil biber ile doldurun. Bu yağsız ve az kalorili yiyeceklerden bol-bol tüketin.
· İkinci Servistern Kaçının: Birazcık daha almak birkaç kilo daha almayı kolaylaştırır unutmayın. Israrcılara hayır teşekkür ederim demeyi öğrenin.
· Yiyeceklerinizi Bütün Değil, Dilimlenmiş Olarak Yiyin: Böylece daha bol ve daha doyurucu görüneceklerdir.
· Çay Toplantılarında Dikkat Edin: Çayın yanındaki kurabiyelere dokunmayın, iyi bir dost yağlardan ve kaloriden uzak durmanıza saygı gösterecektir.
· Tabağınıza Bir Başkası Dolduruyorsa Sakın Susmayın: Servis yapılırken “Lütfen az koyun. Az yiyince kendimi daha iyi hissediyorum, bu güzel yiyeceklerin tabağımda kalmasını istemem” deyin.
· Yemek Hazırlarken Hayal Gücünüzü Kullanın: Böylece diyet yapmaktan hiç sıkılmazsınız. Yeter ki hayal gücünüzü zorlayın, yapabilirsiniz.

· Doyduğunuz Zaman Durun: Şişmanlık beslenme sınırını aşmanın cezasıdır.
· Güzel Yemek Pişirmek İçin Zengin ve Yağlı Malzeme Kullanmanız Gerektiğine İnanmayın: Böylece yiyeceklerin o güzel tadını yağ veya diğer yağlı soslarla bozmamış olursunuz.
· Yemek Pişirirken Yağsız Tava Kullanın veya Yapışmasını Önlemek İçin Biraz Tavuk Suyu Kullanın:Unutmayın bize kilo aldıran yağdır.
· Kilolu Fotoğrafınızı Buzdolabına Yapıştırın: Böylece neyin mücadelesini verdiğinizi hiç unutmazsınız.
· “Hastayım Yemem Gerek”: Mideyi yağlı, şekerli yiyeceklerle doldurmak geçerli bir tıbbi müdahele değildir. Lütfen kendinizi kandırmayın, sizi aldatanlara engel olun.
· TV izlerken Çok Dikkatli Olun: Belki çiğ sebze atıştıra bilirsiniz ama özellikle cips ve kuru yemişlerden uzak durun.
· Hareket Edin Yürüyün: Yürümekle sadece kalori harcanmaz yaşamdan zevk alınır.
· Arkadaşlarınızıda Diyete Başlatın: Böylece yalnız kalmazsınız ve size destek olurlar.

 · Kendinizi Ödüllendirin: Bu ödül yemek olmasın ödüllendirme değiştirdiğiniz davranışlar üzerine olsun.
· Geriye Bakmayın: Eski yaptığınız rejimleri verdiğiniz kiloları unutun düşünmeyin. Geçmişe kalın bir çizgi çekin.
· Kendinizi Sevin: Yıkıcı eleştirilerden kendinizi kurtarın.
· Aşırı Aç Kalmaktan Kaçının: Çünkü aç insanın gözü hiçbişey görmez, diyeti bozması an meselesidir.
· Kiloyu Vermek Değil Korumak Daha Önemlidir: Kilo vermeye çok odaklanan kişiler kilo veremezse diyeti ve sporu bırakıyor. Bir miktar kilo verse bile verdiği kiloları ve bu kiloları korumayı küçümsüyor. Bu nedenle çabalarınızı kilo vermeye odaklamayın değiştirdiniz davranışlara sevinin, çünkü değiştirebildiğiniz davranış kadar ilerde kilo verecek ve verdiğiniz kiloyu koruyacaksınız. Acele etmeyin, kilo verme maratonunuz ne kadar uzun sürerse verdiğiniz kiloyu o kadar korursunuz.

     
 

 Yağ kitlemizi azaltmanın pratik yolları

Gelişen tıp şişmanlığın tanımını değiştirdi. Eskiden kilo fazlası olan bireylere obez derken şimdi yağ kitlesi fazla olan bireylere obez diyoruz. Bilindiği gibi vücudumuz da 3 ana yapı mevcut yağ, kas ve su.

Yağ Kitlesi

Kas kitlesi fazla olan bireye kaslı, vücudunda su miktarı fazla olan bireylere ödemli, yağ miktarı fazla olanlara da obez diyoruz.
Önceki yazılarımız da yağ kitlesi fazlalığının vücudumuza olan zararlarına değinmeye çalıştık ama hatırlayacak olursak ; vücutta yağ kitlesi fazla ise özellikle bu yağ iç organlarda birikme eğiliminde ise kalp hastalığından diyabete , arteroskleros dan felçlere kadar bir dolu sıkıntı bizi beklemekte.
Ayın konusu bu nedenle yağ kitlesinden kurtulma olarak seçildi. Yaşam biçimimizde yapacağımız ufak değişikliklerle vücut yağ kitlemizi uygun seviyelerde tutmak mümkün;
İşte yağ kitlemizi azaltmamızı sağlayacak tedbirler;
Düzenli beslenmek:
Vücudumuzu sobaya, besinleri yakıta, külleri de depolanan yağlarımıza benzetecek olursak, yakıtı en iyi şekilde yakmak için mantıklı olan belli aralıklarla sobaya yakıt atmaktır. Eğer yakıt seyrek atılırsa sobanın ateşi azalır, atılan yakıt ise yanmadan birikmeye başlar. Seyrek beslenmek yukarıdaki örnekte olduğu gibi etki göstermekte, seyrek yemek yeme sonucu metabolizma hızımız düşmekte ve vücudumuz seyrek besin geldiği için daha fazla depolama eğilimi göstermektedir.
Peki sürekli atıştırmalı mıyız?dediğinizi duyar gibiyim hayır böyle yaparsak metabolizmamız hızlanır fakat sık atıştırma sonucu vücudumuz gene yağ depolar. Doğru olan en az 4 öğün beslenmek. Bununda temelini kahvaltı öğünü oluşturuyor çünkü kahvaltı yapılmaz veya geç saatlere bırakılırsak öğün düzeni tutturmak hayli güçleşiyor.
Önerilen ise 07.00 – 09.00 arası kahvaltı,12.00 – 13.00 arası öğle yemeği,
15.00 – 16.30 arası ikindi öğünü ,18.00 – 20.00 arası akşam öğünü olmalıdır.

 Bu saatlerin yağ kitlemizi azaltmakta sihirli formüller olduğunu düşünüyorum örneğin ikindi öğünü akşam yemeğinin ateşini söndürüyor, akşam yemeğinin en geç 20.00 de olması kahvaltı öğünümüzün iştahla ve çok yenmesini sağlayarak öğün yoğunluğumuzun sabah saatlerine kaymasını kolaylaştırıyor ki bu durum son yıllarda bana kilo kontrol programları için gelen insanların çoğunda saptadığım bir problem.
Diğer ve bence en önemli faydası ise atıştırma alışkanlığını bu sihirli saatlerin ortadan kaldırması. Atıştırmaların kökeninde genellikle zayıflama adına sofradan aç kalkmalar tespit ettim. Öğün de doymadan kalkıyoruz aralarda atıştırarak bu kalori farkını kapatıyoruz. Oysa Ana öğün de sağlıklı gıdalardan doyana kadar yesek, aralarda atıştırdığımız yağ içeriği yüksek gıdalardan yememiş oluruz.
Yapılan çalışmalar seyrek beslenenlerin sık beslenenlere göre (en az 4 öğün) daha fazla ve hızlı yediğini, bu nedenle kan lipitlerinin (başta total kolesterol ve LDL ) daha yüksek seyrettiğini vurguluyor. Bu durum ise başta arteroskleros (damar tıkanması) olmak üzere birçok sorunu beraberinde getiriyor.
Eskiden durum neden böyle değildi yani 20. yüzyılda gıda azlığı nedeniyle mecburen seyrek beslenilmesine rağmen hastalıklar ortaya çıkmıyordu. Cevap ise soruda gizli gıda azdı gıda sanayisi bu kadar gelişmemişti bu kadar seçenek yoktu sonuçta insanlar genel olarak az kalori alıyorlardı. şimdi ise reklamlar kalori bombası besinlerle dolu.

 Yağdan fakir beslenmek:
Yağlar kalori bakımından karbonhidrat ve proteinlere göre 2 katından fazla kaloriye sahip besin öğeleridir. Bir düşünün seçimimizi yağ içeriği yüksek besinlerden yaparsak aynı miktarda yememize rağmen 2 katından fazla kalori almamız mümkün. Fakat beslenme alışkanlığımızda, yemek yeme ve hazırlama şeklimizde yapacağımız ufak değişikliklerle daha çok yiyerek daha az kalori alabilir, en önemlisi daha sağlıklı ve hafif olabiliriz.
Yemek pişirirken eklediğimiz yağın cinsi ve miktarı çok önemli. Sıvı yağlardan (zeytin, fındık veya kanola yağı) ve yemek yiyen kişi başına 1- 2 yemek kaşığı yağı geçmemek en sağlıklı olanı. Göz kararı yağ eklemekten artık uzak durmalıyız. Yemek yerken ise yemek sularından değil, daha çok tanelerinde yemek, bu maksatla kaşıkla değil çatalla yemek daha uygun olacak inanın.

     
 

 Diyetsiz zayıflama metodu

1-Kurşun kalemle ufak not defterinize yediğiniz her şeyi yazın.
2-Günlük en az 10,000 adım atın
3-Her gün 20dk-30dk.arası yürüyün
4-Asansör yasaktır,dostlarınla yürüyerek sohbet et,ev işlerini sen yap,yolunu uzatmayı alışkanlık haline getir,30dk.dan fazla hareketsiz kalmak yasaktır
5-Her gün 5-10dk.ideal kiloda olduğunu, gezdiğini, giyindiğini düşün
6-Acıktıran besinleri karşılarında yazdığı şekli ile tüketin
7-Sakıncalı besinleri “sağlığıma zararlı, huyum değil, öyle bir alışkanlığım yok”diyerek reddet,edemezsen tadına bak,çok yersen sonraki öğün tüketme
8-Gençliğini,güzelliğini,sağlığını,rahatlığını,arkadaşlarına,misafirleri ne ,2 dilim pastaya değişme
9-Yaşantını diyet havasından çıkartıp,sağlıklı yaşıyorum diye düşün.Diyetteyim diye hayatı kendine zehir etme
10-İdeal kiloya gelmemek gibi bir kaygın olmasın,ulaşacağına emin ol
11-Nabzını 6 sn.de 12-15 arasında tutacak hareketler yap
12-Kahvaltı, kuşluk, öğle, ikindi, akşam,gece öğünlerin olsun
13-Öğünleri yapabilmek için yanında-arabanda bir şeyler taşı (leblebi,kuru kayısı,kepek gevrek,meyve)

14-Tuvaletin gelmeden tuvalete gitmediğin gibi acıkmadan da yeme
15-Misafirliğe aç gitmemeyi öğren
16-Akşam eve aç ulaşma
17-Gerçek açlık ile psikolojik açlığı iyi tahlil et
18-Bu programda ilk amaç kilo kaybetmek değil,sana kilo yapan davranışları,alışkanlıkları sana öğretmektir.Bu öğrenilirse program başarılıdır.Başarı kilo kaybetmekle olmaz.
19-Bilinçaltına metabolizmam çalışıyor komutu gönder
20-Çatalla, tabldot sisteminde ve yavaş ye
21- 4 gün iyi olabilir,5.gün kötüyse 4 günü yok edebilir
22-Sırt üstü yat,gözlerini kapat,vücudunun ağırlaştığını hisset.Sonra onu ne kadar sevdiğini,sağlıksız besinler vererek onu üzdüğünü,vücudunun sağlıklı besinlerle daha mutlu olduğunu bir süre düşün.Karaciğerini,kalbini,tüm damarlarını,tenini karşına alıp onları sev
23-Amacımızın harcadığımızdan az kalori almak olduğunu hatırla.Yalnız kalori alımının değil yağdan fakir beslenmenin gerekliliğini unutma
24-Sadece zeytinyağı kullan
25-Zayıflamada amacımızın az yemek değil,doğru şeyler yemek,saatinde yemek olduğunu unutma.Biliyorsun ki az yemek değil,az yağlı ve sağlıklı yemek kilo kaybettirir
26-Kahvaltı mutlaka ve 9’a kadar bitmeli
27-Soğanı fazla kavurma
28-Tuzlu gıdalardan kaçın
29-Unutma kahvaltıda iştahın oluyorsa diyet süper gidiyordur
30-Gündüz uyumak,uzanmak yasaktır
31-Öğleye kadar 2 şişe Akşama kadar 2 şişe Yatana kadar 2 şişe yavaş yavaş su iç
32-Sürekli su şişesi bulundur
33-Yoğurt light olsun
34-Kepekli ekmek tüket
35-Acıktıran besinlerin kalorisinden değil,insülin hormonunu artırarak iştahımızı,yağ yapmamızı,yağ yakmamızı,cildimizi,güzelliğimizi,sağlığımızı etkilediği için vermediğimizi unutma
36-Can sıkıntısı dönemlerini özellikle fazla yemeden atlat
37-Olumsuz düşünmek yasaktır.Olumlu düşünme ise ödüllendirilir
38-Diyet muayenelerine kaç kilo kaybettim merakı ile gelme.Sağlıklı beslenmek için bu seans neler öğreneceğim merakı ile gel
39-Kavganın,çekişmenin,stresin,bunalımın içine girme
40-İlk 1 ay beyin ile mide az yemeye alıştığı için çok kritiktir
41-Bu form her gün okunmalıdır

DİYET UZMANININ ÖĞRETMESİ GEREKEN DAVRANIŞLAR

 1-SU İÇME ALIŞKANLIĞI KAZANMIŞ,
İÇMEDİĞİ ZAMAN EKSİKLİK HİSSEDEN BİRİSİ OLMAK .
2-EGZERSİZ ALIŞKANLIĞI KAZANMIŞ, GÜNLÜK HAREKETLERİ AKTİF VE CANLI OLAN ,GÜN İÇİNDE CIVIL CIVIL YERİNDE DURAMAYAN BİRİSİOLMAK.
3-KAHVALTI ÖĞÜNÜNÜ 9 A KADAR BİTİREN, BİTİREMEZSE MUTSUZ OLAN BİRİSİ OLMAK .
4-EN AZ 4 ÖĞÜN (3 ANA,1 ARA) BESLENEN, ÖĞÜN SAATİ GELİNCE MECBURİYETTEN DEĞİL ZATEN O SAATLER- DE ACIKAN BİRİSİ OLMAK.
5-YAĞ,ŞEKER VE UNLA YAPILMIŞ GIDARI YERKEN RAHATSIZLIK DUYAN ,YERKEN MUTSUZ OLAN BİRİSİ OLMAK .
6-YAVAŞ YİYEN,ACELE ETMEYEN,YEDİĞİNDEN KEYİF ALAN LOKMALARI YUTMAKTA ACELE ETMEYEN GEREKİRSE KÜÇÜK ÇATAL,KÜÇÜK KAŞIK KULLANAN BİRİSİ OLMAK.
7-ÇEVRENİN YAPTIĞI İKRAMLARI ÇABALARIYLA AZALTMIŞ,GEREKTİĞİNDE İKRAMLARA KARŞI SERT DAVRANABİLEN, AİLESİNİN BESLENME ALIŞKANLIĞINI DEĞİŞTİRMİŞ,MUTFAĞINDA SÜREKLİ SAĞLIKLI BESİNLER BULUNDURAN BİRİSİ OLMAK.
8-DOĞRU VE SAĞLIKLI BESİNLERİN YEME SIKLIĞINI ARTIRMIŞ SAĞLIKSIZ VE YAĞLI BESİNLERİN YEME SIKLIĞINI İYİCE AZALTMIŞ BİRİSİ OLMAK.
9-PORSİYONLAMA PROBLEMİ OLMAYAN,AZ YEMEKLE, YAVAŞ YEMEYİ ÖĞRENDİĞİ İÇİN DOYABİLEN.TABAĞINA
5 KAŞIKTAN FAZLA YEMEK ALMAYAN,YEMEK TABAKLARINI KÜÇÜLTÜP SALATA TABAĞINI BÜYÜK TUTAN BİRİSİ OLMAK.
10-GERÇEK AÇLIK İLE PSİKOLOJİK AÇLIĞI İYİ AYIRT EDEBİLEN,BİRŞEYLER YEMEYİ EĞLENCE ARACI OLARAK GÖRMEYEN BİRİSİ OLMAK.
11-İŞTAH AÇICI VE TOK TUTUCU BESİNLERİ İYİCE ÖĞRENMİŞ BİRİSİ OLMAK.

     
 

 Kanser ve beslenme

 Kansere karşı antioksidan kapasitenizi arttırın:

 Kanser neden?
Toplumumuzda kanser vakalarının artış göstermesi, bu amansız hastalığa karşı beslenme tedbirlerini gündeme getirmiştir. Yapılan araştırmalar tüm kanser vakalarının %60 oranında yanlış beslenme davranışları nedenli olduğunu gösteriyor. Çeşitli kanser türlerinin her birinin nedenleri ve oluşumu hala açıklığa kavuşturulamamasına rağmen, tüm kanser vakalarının müşterek özelliği; hücre bölünmesi ve hücre yenilenmesi olayının aksamaya uğramasıdır. Normal hücre fonksiyonlarının yerine getirilememesinin altında yatan ana neden ise; kalıtsal ya da DNA nın sonradan gördüğü hasara bağlıdır. Sonuç olarak kanser, yaşlanma sürecinin bir parçası olarak algılanılabilir. Yaşlanmayı engelleyici tedbirler aynı zamanda kanserden koruyucucu önlemlerdir, insanın yaşlandıran etmenler de kanser yapıcı etmenler.
DNA hasarlarının kalıtsal olan kısımlarına bir şey yapılamaz şüphesiz fakat, yaşam biçimi ve hatalı beslenmeye bağlı DNA hasarlarından bizler sorumluyuz. Yapılan son araştırmalar oluşan DNA hasarlarının bizden sonraki nesillere de aktarıldığını ortaya koymaktadır. Yani uzun süren sigara tüketimi veya uzun süre yanmış besin tüketimi DNA mızı hasara uğratmakla kalmamakta, aynı zamanda çocuklarımızın da kansere yakalanma oranını ciddi oranda arttırmaktadır.

 Kanser oluşumunu arttıran etmenler nelerdir?
Yukarıda da bahsettiğim gibi kanser oluşumu ile yaşlanmayı arttırıcı etmenler birlikte seyretmektedir. Kanser oluşumu bir anda gerçekleşmemekte, neden olan etmene uzun süre maruz kalmamız durumunda önce yaşlanma süreci hızlanmakta ardından da bağışıklık sistemimizin gücüne göre kanser oluşumu baş göstermektedir. Kanser oluşturan nedenleri genel olarak şu şekilde özetleye bilirim:

 - Aşırı egzersiz yani vücudun gereğinden fazla yorulması.
- Güneş ışığında uzun süre kalmak ve uzun süre solaryum uygulamaları.
- Yemek pişirmede kızartma tekniğinin sık tercih edilmesi ve özellikle yanmış,ateşte kalmış,kararmış besinleri sık tüketmek.
- Alkolizm,sigara ve uzun süre radyasyona maruz kalmak.
- Depresyon durumunun uzaması dolayısı ile bağışıklık sistemimizin aktif olamaması durumu.
- Tarım ilaçları, bitki yetiştiriciliğinde tarım ilaçlarının gereğinden fazla kullanılması,sebze ve meyvelerin iyi yıkanmadan tüketilmesi.
- Egzoz gazları,hava kirliliği ve dumana maruz kalmak.
- Obezite (Kansere karşı sigarayı bırakmaktan sonra yapılabilecek ikinci güzel şey).
- Aşırı yemek yeme sonucu oluşan oksidasyon sonucu hücrelerin yıpranması.
- Şekerli ve yağlı gıdaların (özellikle gıda sanayinin geliştirdiği şekerli gıdalar) aşırı tüketilmesi.
- Zeytinyağı dışında yağ kullanımı ve yemek pişirmede yağın yakılması.

 Tam olarak ne oluyor?
Yukarıda saydığımız tüm bu etmenler hücre,doku ve organizmamızda yaşlanmaya yıpranmaya ve uzun vade de ise DNA hasarlarına yol açarak kanser oluşumunu başlatmaktadır.Biz bu duruma oksidasyon yani oksitlenme adını veriyoruz.Bu oksitlenmeye karşı vücudumuzda çeşitli savunma sistemleri ve toksin atıcı enzimler yer almaktadır,Fakat yaşam biçimimiz ve beslenme durumumuz vücudumuzun toksinlere karşı savaş vermesi güçleştirebilir.Yani vücudumuz toksinlerle mutlaka savaşır fakat vücudumuzda oluşan toksinler fazla içeriden ise beslenme durumumuz yeterli ve dengeli değilse hızla yaşlanırız ve hızla kanser olma olasılığımız artar.
Aşağıda sayacağım bazı şikayetler kansere olmadan önce yaşlanma sürecinin hızlandığını gösterebilir:

 – Yorgunluk
– Hafız kayıpları
– Kalp hastalıkları
– Romatizmal hastalıklar
– Cildin bozulması
– Ağrı şikayetlerinde artış
– Sürekli depresyon ve benzeri şikayetler.

 Kanserin adım sesleri; Serbest radikaller:
Yaşlandırıcı ve çok uzun vadede kanser oluşumunu tetikleyici sebeplere serbest radikaller denir. Serbest radikallerle mücadele eden besinlere ise antioksidanlar adı verilir. En güçlü serbest radikaller:

- Vücutta metabolik işlemeler sonucu oluşan HİDROJEN PEROKSİT.
- Yağlı besinlerin yüksek ısıda pişirilmesi ve kızartılması sonucu oluşan LİPİT PEROKSİT’tir.

 Bu bileşikler uzun vadede DNA yı hasara uğratarak hücre ölümlerine yol açmaktadır. Bunu en iyi cilt yaşlanmalarında görebiliriz.25 yaşından sonra vücudun serbest radikallerle mücadele kapasitesi azalır. Ne kadar sık ve çok antioksidan besinlerden zengin beslenirsek vücudumuz aynı oranda serbest radikallerle savaşır. Yapılan egzersiz uygulamaları ve spor da serbest radikalleri yok etmektedir.

 Kanser önleyici antioksidan besinler ama…?
Doğa eczanesi tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi kanser oluşumunun önlenmesinde de tüm cömertliğini bizlere gösteriyor.Yapılan araştırmalar sebze ve meyvelerdeki renk koyuluğu derecelerine göre antioksidan kapasitelerinin de arttığını saptamaktadır.Yani tüketeceğimiz sebze veya meyvelerden rengi daha koyu olanların daha fazla antioksidan kapasitesi vardır.
Başta sebze ve meyveler olmak üzere tüm besinlerin yetiştirilme,depolama,temizleme ve pişirilme aşamaları besinlerin anti oksidan kapasitesini değiştirebiliyor.Örneğin sebzelerde pişirme süresi uzadıkça yada daha küçük doğrandıkça yada uygun ısılarda muhafaza edilemedikçe antioksidan kapasiteleri azalmaktadır. Balık kızartma tekniği ile pişirildiği taktirde yağın yakılmasından dolayı kanser yapıcı bir unsura dönüşebilir. Bu nedenle sağlıklı besinleri sadece tüketmek yeterli olmamakta, onları uygun şartlarda tüketmek gerekmektedir. Halkımızın özellikle yemek pişiren insanların bu konuda eğitilmeleri kanserden korunmada dengeli beslenmek kadar elzemdir.
Antioksidan besinlerin tüketim miktarları da oldukça önemli. Örneğin ceviz antioksidan kapasitesi yüksek bir besin olmasına rağmen aşırı miktarda tüketilmesi durumunda kilo aldırarak başka bir kanser riskini doğurabilir.Aynı şekilde C vitamini yüksek dozda alındığı zaman da böbrek taşı oluşumunu tetikleyebilir.

 Antioksidan besinler nelerdir?
Antioksidan besinler ve bu besinlerin kanser önleyici etken maddeleri aşağıda yer almaktadır.Ayrıca antioksidan etkisini gösterebilmesi için tüketilmesi gereken miktarlara özellikle dikkat edilmelidir.
- Kuru-Taze erik-Yaban mersini: Günlük 1 avuç tüketin.
- Domates (likopen): Günlük en az 4-5 adet tüketin.
- Yeşil çay (Flavonoidler-polifenoller): 5dk demleyerek günlük en az 4 fincan tüketin.
- Balık(omega-3): Önerimiz somon balığı.Haftada 1 gün 250-300gr tüketin.
- Balık yağı(omega-3):Günlük 500-1000mg kaliteli balık yağı tabletleri faydalıdır.
- Fındık ve ceviz(omega-3 ve omega-9): Günlük 15-20 adet fındık yada 3-5 tüm ceviz tüketin.
- Keten tohumu (omega-3 – lignan): Günlük 1silme yemek kaşığı kadar az öğütülmüş halde tüketin.
- Sarımsak – soğan(kükürtlü ve sülfür bileşikler):Günlük bol bol tüketin
- Kuru-taze üzüm ve çekirdeği: Mevsiminde meyvesini , günlük 1 silme yemek kaşığı olarak da çekirdeğini tüketin.
- Brokoli ve Karnabahar: Çiğ ya da az pişmiş olarak bol bol salatalarını yada yemeğini tüketin.
- Yeşil yapraklı sebzeler: Marul,maydanoz başta olmak üzere tüm yeşil yapraklı sebzeleri çiğ yada yemek olarak günlük an az 2 porsiyon tüketin.
- Lahana: Çiğ ya da yemeğini sık sık tüketin.
- Havuç: Suyunu yada kendisini günlük 3 adet tüketin.
- Yeşil biber: Günlük beslenmenizde mutlaka yer verin.
- Pırasa: Çiğ yada yemeğini haftada 1 kez tüketin
- Çilek:Mevsiminde bol bol tüketin.
- Vişne: Kompostosunu yada kendisini şekersiz olarak bol bol tüketin.
- Koyu renkli sebzeler:Patlıcan, mor lahana,kırmızı ve kara turp…
- Çinko: Kırmızı ve beyaz etler,yoğurt,yumurta ve badem.
- Selenyum: Balık,ceviz,ayçekirdeği,hindi eti
- E C A Vitamin takviyeleri:Uzman doktorunuza danışarak günlük preparat şeklinde tüketebilirsiniz.

     
 

 DÜNYADA BİR İLK

Beslenme durumunuzu 115 soru ile saptamak, size özel sağlıklı beslenme önerileri almak için, dünyada bir ilk online diyetisyen muayenesi Dyt. Ahmet GÜRAPAYDIN farkı ile
Online muayene sonucunda mail adresinize beslenme alışkanlıklarınızla ilgili iki rapor gönderilir.1.RAPOR da hatalı beslenme alışkanlıklarınızın tesbit edilerek düzeltilmesi yer alır
İkinci raporda ise aşağıdaki konular yer alır.
1.konu: İştahı yönetebilme eğitimi.
2.konu: İştah kapatıcı ve metabolizma hızlandırıcı ana öğün oluşturabilme eğitimi.
3.konu: Uygun porsiyonlarla beslenebilme eğitimi.
4.konu: İştah kapatıcı ve metabolizma hızlandırıcı ara öğünler oluşturabilme eğitimi.
5.konu: İştah kapatıcı ve metabolizma hızlandırıcı kahvaltı oluşturabilme eğitimi.
6.konu: Yağ içeriği yüksek besinlerin tanınması eğitimi.
7.konu: Kabızlık ve gaz şikayeti için öneriler.
8.konu: Stress yönetimi.
9.konu: Metabolizma hızlandırma ve kasları kuvvetlendirme eğitimi.
10.konu:Günlük adım sayınızı arttırma eğitimi.
Online muayene sayesinde nerede olursan ol sağlıklı menüler planlaya bilirsin hemde diyet listesi kullanmadan.

     
   

 

 

                                                                                                                  

   ÖRNEK SEÇENEKLERİNİZ

TÜKEBİLİNECEK MİKTAR

 

 

 

Leblebi

1-2 Avuç

 

 

Meyve

Salata şeklinde veya küçük ısırın

 

 

Diyet bisküviler

3-6 Adet

 

 

Kuru incir

2-5 Adet

 

 

Kuru kayısı / Kuru erik

4-8 Adet

 

 

Kuru üzüm /Kuru dut

1-2 Avuç

 

 

Süt

1 veya yarım Su bardağı (200ml)

 

 

Yoğurt

1 veya yarım Su bardağı  (200ml)

 

 

Ayran

1-2 Su bardağı ( (200ml)

 

 

Kefir

1-2 Su bardağı ( (200 ml)

 

 

Ballı cevizli meyve salatası

En fazla 2-3 Ceviz + 1Yemek kaşığı Bal’dan oluşan

 

 

Bitter çikolata

10-30 gr. Arası (Kahve ile birlikte tüketin)

 

 

Ceviz

2-5 Tüm ceviz

 

 

Badem

8-15 AdetI

 

 

Fındık

10-20 Adet

 

 

 

 

 

 

 Kara simit

Üçte bir veya yarım

 

 

Antep fıstığı

15-40 Adet

 

 

 

 

1.GRUP:

PROTEİN

 

TÜKETEBİLECEĞİNİZ

MİKTAR

 

2.GRUP:

KARBOHİDRAT

 

TÜKETEBİLECEĞİNİZ

MİKTAR

Süt

1 Su Bardağı

Esmer ekmek

1-2 Dilim

Yoğurt

Yarım veya bir su bardağı

Meyve

1 adeti küçük doğra

Ayran

1 Su Bardağı

Diyet bisküviler

3-5 Adet

Kefir

1 Su Bardağı

Kara simit

Yarım veya tüm

Beyaz peynir

2 parmak büyüklüğünde

Leblebi

1-2 Avuç arası

Kaşar peyniri

1 parmak büyüklüğünde

Ceviz

3-5 Adet tüm

Ton balığı

50-100 gr. arası

Fındık

10-20 Adet

Yumurta

1 Adet

Badem

8-15 Adet

Tavuk burger

1 Adet

Biter çikolata

10-30 gr. arası

Dondurma

2-3 Top

Domates-biber-salatalık

Yavaş tüketin

Sütlü tatlılar

Yayım bir kase kadar

Barbunya

4-6 Yemek kaşığı

Aşure

1 Kase

Kavrulmuş Nohut (evde)

1-2 Avuç arası

Dana kavurma

1 Kase

Kuru incir

3-6 Adet arası

Tavuk

1 Kase

Gün Kurusu kayısı /Kuru erik

4-8 Adet arası

 

 

Kuru üzüm /Kuru dut

1-2 Avuç arası

 

 

Haşlanmış mercimek

4-6 Kaşık arası

 

 

 Kahvaltı gevrekleri

4-6 Kaşık arası

 

 

  

K-bar

1 Adet

 

 

Kek (ev yapımı az yağlı)

1-2 dilim

 

 

Yağsız patlamış mısır

1-2 su bardağı